Anton Çehov'un Kara Keşiş adlı eserini okurken ilk başta sıradan bir psikolojik hikâye okuyacağımı düşünmüştüm. Ancak kitap ilerledikçe insanın zihni mutluluk anlayışı ve delilik ile deha arasındaki ince çizgi üzerine düşündüren oldukça etkileyici bir eserle karşılaştım. Çehov'un sade ama derin anlatımı sayesinde hikâyenin içine kolayca girdim. Eserin başkahramanı Andrey Kovrin başarılı ve zeki bir akademisyendir. Dinlenmek amacıyla çocukluğunun geçtiği yere gider ve burada zamanla Kara Keşiş adını verdiği gizemli bir varlık görmeye başlar. Başlangıçta bu görüntüler ona ilham verir ve kendisini özel hissettirir. Ancak zamanla gerçeklik ile hayal arasındaki sınır bulanıklaşır. Kitabı okurken Kovrin'in yaşadıklarını anlamaya çalıştım. Bir yandan onun düşüncelerine hak verirken bir yandan da yavaş yavaş içine düştüğü ruhsal çöküş beni üzdü. Kitapta en çok dikkatimi çeken nokta Çehov'un deliliği sadece bir hastalık olarak göstermemesiydi. Yazar, bazı insanların büyük idealler uğruna kendilerini tüketebileceğini ve toplumun normal kabul ettiği hayatın herkes için mutluluk getirmeyebileceğini sorguluyor. Bu yönüyle eser beni oldukça düşündürdü. Özellikle Kara Keşiş'in Kovrine söylediği sözler insanın kendisini özel hissetme isteğini ve bunun tehlikeli sonuçlarını gözler önüne seriyor. Çehov'un anlatım tarzını da çok beğendim. Gereksiz ayrıntılara girmeden kısa ama etkili cümlelerle karakterlerin duygularını okuyucuya hissettirebiliyor. Kitabın atmosferi zaman zaman huzurlu, zaman zaman ise rahatsız edici bir hal alıyor. Bu değişim, Kovrinin ruh hâlini daha iyi anlamamı sağladı.
Eserdeki karakterler gerçekçi geldi. Özellikle Kovrinn yaşadığı iç çatışmalar oldukça inandırıcıydı. Kitabı okurken bazen onun için endişelendim bazen de yaptığı seçimlere kızdım. Bu durum karakterin başarılı bir şekilde oluşturulduğunu gösteriyor. Genel olarak sadece bir hikâye anlatmıyor aynı zamanda okuyucuya insan psikolojisi üzerine önemli sorular sorduruyor. Kitabı bitirdikten sonra uzun süre düşündüm. Bana göre eserin en güçlü yanı da bu. Her okuyucu farklı bir anlam çıkarabilir ve karakterlerin yaşadıklarını kendi hayatıyla ilişkilendirebilir sonuç olarak Anton Çehov'un eserini etkileyici düşündürücü ve psikolojik yönü güçlü bir kitap olarak değerlendiriyorum. Özellikle insan ruhunu ve zihinsel çatışmaları konu alan eserleri sevenlere tavsiye ederim. Benim için okuması keyifli ve unutulmayacak kitaplardan biri oldu.