İlk kez manga okudum ve açıkçası bu kadar seveceğimi hiç düşünmüyordum “Ölüm Busesi” resmen hem garip hem korkutucu hem de aşırı sürükleyici bir deneyim oldu benim için.
Ama en çok çizimler etkiledi beni…
Bazı sahneler gerçekten rahatsız edici derecede karanlık ve ürkütücüydü ama aynı zamanda aşırı estetik görünüyordu Özellikle karakterlerin yüz ifadeleri, gölgeler ve o gotik atmosfer baya büyüleyiciydi. Sayfaları çevirirken sürekli durup çizimlere baktım resmen
Hikâyede ölüm, saplantı, gençlik kaosu ve korku iç içe geçmiş durumda.
Karakterlerin hem gerçek dünyayla hem kendi karanlık taraflarıyla uğraşması mangaya çok tuhaf ama çekici bir hava katıyor. Bazen absürt, bazen rahatsız edici ama bir şekilde insanı içine çekiyor
Serinin sıralaması aslında:
Ölüm Arzusu → 1. kitap
Ölüm Kafası → 2. kitap
Ölüm Busesi → 3. kitap
Ben sıralamaya göre okumamış olsam da dünyasını çok merak ettiğim için ilk kitabı da kesin okuyacağım Çünkü karakterlerin geçmişini ve olayların nasıl bu noktaya geldiğini daha çok görmek istiyorum.
Mangadaki atmosfer bana eski korku filmleriyle punk/gotik estetiğin birleşimi gibi geldi.
Hem eğlenceli hem huzursuz eden bir havası var. Özellikle korkuyu sadece jumpscare gibi değil, görsel atmosferle vermesi çok hoşuma gitti
Kısacası bu kitap benim için manga dünyasına baya etkileyici bir giriş oldu… Karanlık atmosferi, ürkütücü çizimleri ve tuhaf enerjisiyle aklımda kaldı
.
.
.