Gönderi

Puan vermedi·192 syf.··
2026 5. kitabı
Aslında bir hazine arama hikâyesi gibi başlıyor ama kısa sürede fark ediyorsun ki mesele hazine değil, yolun kendisi. Santiago’nun çobanlıktan çıkıp Mısır piramitlerine uzanan yolculuğu dışarıdan bakınca basit bir macera gibi. Ama kitap sürekli sana şunu fısıldıyor: “Aradığın şey bazen dünyanın öbür ucunda değil, senin bakışında.” En çok akılda kalan tarafı “kişisel menkıbe” fikri. Yani insanın kendi yolunu bulması… Ama Coelho bunu öyle ağır felsefi bir dille değil, masal gibi, çok sade bir anlatımla veriyor. Bu da kitabı kolay okunur ama kolay unutulmaz yapıyor. Santiago’nun karşılaştığı karakterler de aslında ayrı dersler gibi: çöl, tüccar, simyacı… Her biri ona hem bir şey öğretiyor hem de biraz daha “kendine dönmesini” sağlıyor. Özellikle simyacı karakteri, insanın korkularıyla yüzleşmesi gerektiğini çok net bir şekilde hatırlatıyor. Kitabın bazı yerleri biraz fazla “her şey bir işarettir” havasında ilerliyor, bu da kimi okura fazla idealist gelebilir. Ama yine de hikâyenin verdiği his güçlü: yol bazen hedeften daha değerli. Sonunda şunu bırakıyor insana: Belki de hayat, kaybolup kendini bulma hikâyesidir.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,4bin okunma
·
18 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.