Gönderi

Aradığımız Şey Belki de Zaten Bizdedir
Puan vermedi·135 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:49
Oz Büyücüsü'nü bir çocuk masalı olarak okumaya başlamıştım. Dorothy, bir hortumun etkisiyle Kansas'tan Oz Ülkesi'ne savruluyor. Orada kötü bir cadının ölümüne neden olduktan sonra yeniden evine dönebilmek için Oz Büyücüsü'nü bulmak zorunda kalıyor ve böylece yolculuk başlıyor. Fakat bu yolculuk ilerledikçe masalın asıl gücünün büyüde, cadılarda ya da fantastik olaylarda değil; karakterlerin içinde saklı olduğunu fark ettim. Dorothy'nin ilk yol arkadaşı olan Korkuluk, bir beyne sahip olmak istiyor. Kendini akılsız sanıyor. Oysa yol boyunca Dorothy'nin karnını doyurmak için yiyecek bulmayı düşünebiliyor, karşılaştıkları sorunlara çözümler üretebiliyor ve tehlikeler karşısında mantıklı davranabiliyor. Beyni olmadığını düşünen kişi, aslında aklını en çok kullananlardan biri oluyor. Sonra Teneke Adam çıkıyor karşımıza. Bir zamanlar insan olan Teneke Adam, yeniden bir kalbe sahip olmak istiyor. Çünkü hissedemediğine inanıyor. Fakat grubun en merhametli, en duyarlı üyesi de yine o. Bir böceği incitmekten üzülüyor, arkadaşları için kaygılanıyor, başkalarının acılarına ortak oluyor. Kalbi olmadığını söyleyen kişi, kalbin ne olduğunu herkesten iyi biliyor. Ve Korkak Aslan... Ormanın kralı, bütün hayvanların korktuğu aslan cesaret arıyor. Kendini korkak görüyor. Ama korkmasına rağmen arkadaşlarının yanında duruyor, tehlikelere rağmen yoluna devam ediyor. Belki de cesaret korkusuz olmak değil, korkuya rağmen yürüyebilmektir. Bu karakterleri okurken ister istemez günümüz insanlarını düşündüm. Beyni olduğu hâlde düşünmeden hareket eden insanlar yok mu? Kalbi olduğu hâlde başkalarını kolayca incitenler? Güçlü ve heybetli görünmesine rağmen korkularının arkasına saklananlar? Ya da tam tersine, sahip olduğu güzellikleri göremeyen, kendisini eksik sanan insanlar? Belki de hepimiz biraz Korkuluk, biraz Teneke Adam ve biraz da Korkak Aslanız. Kitabın en güzel yanı ise bana göre Dorothy'nin yolculuğunda saklı. Çünkü Dorothy'nin amacı en başından beri bellidir: Evine dönmek. Aslında bu amaca ulaşmanın yolu düşündüğünden daha yakındır. Fakat bunu bilmez. Ve iyi ki bilmez. Çünkü bazen insan bir amaç uğruna yola çıkar. Eğer hedefe hemen ulaşsaydı, o yolda tanıyacağı insanları hiç tanımayacak, kuracağı dostlukları hiç kuramayacak, değiştireceği hayatlara hiç dokunamayacaktı. Bazen yolun kendisi, varılacak yerden daha değerlidir. Dorothy yol arkadaşlarının hayatını değiştirirken, onlar da Dorothy'nin hayatını değiştirir. Birbirlerinin eksik sandıkları yönlerini görmelerine yardım ederler. Yol boyunca kurulan dostluk, aslında Oz Büyücüsü'nün gerçek büyüsüdür. Bu yüzden Oz Büyücüsü'nü yalnızca bir macera ya da çocuk masalı olarak görmek haksızlık olur. Bu kitap; dostluğun, iyiliğin, dayanışmanın ve insanın kendi değerini fark etmesinin hikâyesidir. Bize bazen aradığımız şeylerin dışarıda olmadığını, cesaretin, aklın, sevginin ve gücün zaten içimizde bulunduğunu hatırlatır. Oz Büyücüsü'nü bitirdiğimde geriye şu düşünce kaldı: Belki de hayat boyunca eksik olduğunu düşündüğümüz şeylerin çoğu gerçekten eksik değildir. Belki sadece onları kendimizde görebilmeyi henüz öğrenememişizdir. Ve bazen bunu öğrenebilmek için, Dorothy gibi, uzun bir yola çıkmak gerekir. Çünkü insanın kendine giden yolu da çoğu zaman başka insanlardan geçer.
1000Kitap
Oz BüyücüsüL. Frank Baum · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202218bin okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.