Bazen en çok dışlanan insanlar, en güzel hikâyeleri içinde taşır.
Bazı kitaplar bittiğinde yalnızca hikâyesi değil, bıraktığı his de uzun süre sizinle kalır. Kya'nın Şarkı Söylediği Yer benim için tam olarak böyle bir kitap.
Kya'nın çocuk yaşta terk edilmesiyle başlayan yolculuğu, aslında yalnızlığın insanı nasıl hem yaralayıp hem de güçlendirebildiğinin hikâyesidir. İnsanlardan sevgi göremediğinde doğaya sığınması, bataklığı, evi, kuşları ve deniz kabuklarını ise ailesi gibi görmesi insanın kalbine dokunmakta. Sayfalar ilerledikçe Kya'nın yalnızlığına üzülmekte, küçük mutluluklarına ise sanki bir arkadaşın adına sevinir gibi sevinmektesiniz.
Bu kitap yalnızca bir gizem ya da cinayet romanı değil; aidiyet, önyargı, sevgi, kayıp ve hayatta kalma üzerine yazılmış çok güçlü bir yaşam öyküsüdür. Doğa betimlemeleri öylesine etkileyicidir ki, kendinizi bataklığın sessizliğinde yürürken bulabilmektesiniz. Her sayfa biraz hüzün, biraz umut taşımakta.
Uzun zamandır beni böyle sarsan, böylesine içime dokunan, beni içli içli ağlatan bir kitap okumamıştım. Kya'nın hikâyesi bana, en büyük yalnızlıkların bile insanın içindeki yaşam sevgisini tamamen söndüremeyeceğini hatırlattı. Bazı karakterler unutulur, ama Kya uzun süre aklımda kalacak...