Bende acısı derin olan kitaplardan biridir darağacında 3 fidan. hepimizin bildiği gibi deniz gezmiş, Hüseyin inan ve Yusuf aslanın o noktaya nasıl geldiklerini incecik ama güzel bir şekilde anlatır.
lise zamanımda okumuştum, bu kitapla birlikte bu konuda bir çok kitap okumuş olmamdan mütevelli hafızam çok temiz değil.
aklımda kalanlar,
ölüm yoluna gittiklerinden yüzde yüz emin olarak inandıkları uğruna savaşmaya devam etmiş olmalarıdır. birde veda mektupları.
okuduğum yaşımda, onlara inanılmaz imrenerek bakmış olsam da, bugün uğruna savaştıkları şeyi başarmaları için çok genç olduklarını görebiliyorum. gençlik bile bilse, yaşlılık yapabilse cümlesinin vücut bulmuş hali bu gençlerin verdiği mücadele.
silahlı mücadeleyle gerillalık yapmaya başlamamış olsa, daha iyi ve farklı bir düzen içine de girebilirlerdi belki..
herkes okusun mu derseniz, inandığı uğruna yapılabileceklerin sınırsızlığını görmek için okusunlar ama unutmasınlar ki, ölüm, sahneden çekilmen için bir bahanedir. Kalıp aydınlatmaya devam edebilmek için yol bulmak ve o şekilde inandıklarını savunmaya devam etmek gerekir.