Lanetler Kitabı #okudumbitti
Masum görünen bir şeyin (evet, bir kitabın!) içinden kocaman bir macera fışkırması… Ve bunu yaparken hem ürpertip hem de kalbi sıcacık tutmayı başarması.
Fable’ın Larkmoor’daki “fazla sakin” hayatını okurken bile içten içe bir şeylerin ters gideceğini hissediyorsunuz. Çünkü Fable’ın içinde saklanan o kıvılcım var; bir yandan merak, bir yandan kontrol altında tutulmuş güç… Derken o tuhaf kitap ortaya çıkınca olaylar bir anda kontrolden çıkıyor ve kuzeninin sayfalara çekilmesiyle ben de Fable’la birlikte “geri dönüş var mı?” dedirten bir yolculuğa savruldum.
Kitabın en sevdiğim tarafı: büyülü dünyanın sadece “ışıltılı” değil, aynı zamanda tekinsiz ve gizemli oluşu. Orman sahnelerinde gerçek bir tehdit duygusu var; ama karanlığın ortasında bile umudu diri tutan dostluklar var. Fable’ın yol boyunca tanıştığı karakterler öyle güzel yazılmış ki, aralarındaki bağın yavaş yavaş kurulmasını izlemek ayrı keyif. Yer yer gülümseten küçük detaylar da var ve bu denge kitabı çok akıcı yapıyor.
Fable’ın cesur bir “kahraman” olarak değil de, korksa da yürüyen, hata yapsa da denemekten vazgeçmeyen biri olarak çizilmesini ayrıca sevdim. Bence bu, genç okur için çok kıymetli: “güç” dediğimiz şey bazen sihirden değil, sevdiklerini bırakmamaktan geliyor.
Bu yazarla ilk tanışmam oldu ve kalemini gerçekten çok sevdim. Dil akıyor, sahneler gözünüzün önünde canlanıyor, bölüm sonları “bir sayfa daha” diye diye ilerletiyor. Final de tam seri başlangıcı gibi: hem tatmin ediyor hem de “devamında neler olacak?” merakını cebinize koyuyor.
Fantastik seven, macera ve dostluk temalı hikâyelerde kaybolmayı seven 10-12 yaş ve üzeri okurlara (ve içindeki çocuğu hâlâ büyütmeyenlere) gönül rahatlığıyla öneririm.
@teraskitap
#LanetlerKitabı #Starfell #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri