Gönderi

7/10
·148 syf.··
2026 30. kitabı
Aytmatov’un sade, abartısız ama derin dilli anlatımı ilk sayfadan sıkıca tutuyor insanı. Kitabı okurken o halkın içinde, küçük sıcak ve çilekeş köyde yaşayan sakinlerden biri oldum. Erkenden uyanıp tarlaya giden, cepheden gelecek bir haberi yüreği ağzında bekleyen, acıyı da umudu da ekmeği bölüşür gibi paylaşan o insanların yanındaydım. Yazar, coğrafyanın kokusunu, rüzgarını ve insan sinesinin sıcaklığını öyle canlı aktarmış ve zaten bize o kadar ait bir kültür ki aslında. Kitapta benim en sevdiğim Tolgonay ile Toprak Ana’nın dertleşmeleri oldu. Tolgonay’ın yaşadığı onca acıya kayba ve savaşın getirdiği yıkıma rağmen ayakta kalma mücadelesi etkileyiciydi. Onun sabrında, metanetinde ve her şeye rağmen hayata tutunma çabasında muazzam bir bilgelik var. Toprak Ana ise sadece bir zemin değil her şeyi gören, hisseden, teselli eden ve yaşamı yeniden doğuran bilge, hayatı paylaşan sırdaş gibi. Bu insana hem doğanın büyüklüğünü hem de insan iradesinin gücünü hatırlatıyor.
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202177,7bin okunma
·
16 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.