·112 syf.····Okunma: 11 Haziran 2026 23:00 Bayıldım kitaba. Kitabın farkı yazarın “Batılılaşmış bir İranlı” olması. Batı’nın gizli olan birçok arşivine erişebilmesi de bu yüzden. İngiliz müttefiki ve bu yüzden farklı görüşleri var. Saf İranlıların aslen Avrupalı olduğuna dair varan görüşler. Ama ben beğendim çünkü Ömer Hayyam’ın şairlikten önde gelen bilim adamı ve filozof yanına çokça vurgu yapmış. Hatta rubaileri, sıkı çalışmalarının arasında rahatlamak için sığındığı bir liman olarak belirtmiş. Semerkant romanından, Sadık Hidayet’in Hayyam’la ilgili çalışmalarından bile bahsediyor. (Hayyam’ın Teraneleri kitabı hiçbir yerde bulamıyorum). Birçok rubai onun adına uydurulmuş bunu gösteriyor. Sadece “şarap” şairi değil. Bu bir sembol, tüm kötülüklere karşı bir panzehir. Ruhban sınıfının, katı şekilci dinciliğin hiçbir dönemde insan zihnine pranga vuramayacağının protestosu.
Ömer Hayyam bilinemezciliğin yanı sıra bir “Melâmet Hırkası” örneği, dönemindeki kavgalardan uzakta oturan bir düşünce, sonuçsuz teşekkürler ve nafile tartışmaların uzağında zarif bir ciddiyet, pervasız neşe…Biraz tarafsız veya insaflıca bakılınca ona vurulup takılı kalmamak elde mi?