Belki siz de benim gibi bu kitabı henüz bitirdiniz ve karmaşık duygular içindesiniz. Kitabın sonunda Fugui öküzüyle normal bir şekilde ilerlerken kitabın başındakinden farklı olarak onun tüm hikayesine tanık olduk. İtiraf edeyim, sanırım en çok onun ölmesini istedim kitabın sonuna kadar. Neden böyle bir isteğim vardı bilmiyorum ama sanki diğer karakterlerin çektiği şeylerin asıl sebebinin onun hataları olduğu aklıma kazınmıştı. Youqing küçücükken günün en erken saatlerinde uyanıp ailesini geçindirmek için çalışmak zorunda mıydı? Ya da kız kardeşi o kadar yükü neden çekmişti? Eşinden bahsetmiyorum bile. Ama sonuç olarak Fugui sonuna kadar yaşadı ve belki de onun cezası da buydu. En sevdiklerini, tek sahip olduklarını tek tek toprağa vermesi basitçe ölmesinden daha kötü olabilirdi. Fark ettiyseniz başta yaptığı büyük hata yaşamının gidişatını çok farklı bir yöne soktu. Zenginlik ve bolluk içinde parasını düşünmeden harcarken sefil bir yaşamın içinde buldu kendini. Peki hangisinde gerçekten yaşıyordu? Kitabın adı bize neyi düşündürtmeyi amaçlıyor? Bence nasıl bir hayat yaşarsak yaşayalım her hareketimizde bir anlam bulmayı amaçlamalıyız. Yaptıklarımızı hayatımızın anlamı uğruna yapmalıyız. Boş ve anlamsız bir yaşam beni şahsen boşluğa sürükler ve hiçbir şeyden zevk almamaya başlarım. Maddi zenginlik insana ne kadar haz verse de kitapta gördüğümüz gibi sonu her zaman iyi olmayabiliyor. Hiçbir anlam olmadan yaşamak için yaşamaktansa hedeflerim ve ideallerim peşinde GERÇEKTEN yaşamayı tercih ederim.
Yaşamak