Okuyan kadinlar kulubu olarak 29 Ekim - 10 Kasım arası Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili kitaplar okuma kararı alıp #izindeyizokuyoruz dedik.
@okumacemberiolusturalim etkinliğime de böyle bir kitap kattığım için çok mutluyum.
Okuyup raflara sığdırabileceğim bir kitap olmadığı kesin. Devasa bir hayata tanık oldum @yilmazozdil_ sayesinde. Mustafa Kemal Atatürk'ü, fikirlerini, zaferlerini, yaptıklarını, görüşlerini hepimiz biliyoruz. Ben bilmediğim yönleriyle Kemal'e de aşık oldum...
Gözümüzün önündeki resmine değil, beynimizin içinde ki fikrin ile Ne Mutlu Türküm Diyene
Sakin bir bebekliği, ağırbaşlı bir çocukluğu vardı. Dobraydı, dürüst cevapları severdi, gambazlıktan haz etmezdi. Soğuk kanlıydı, tehlikelere karşı papuç bırakmazdı. Mütevazı, esprili, hazırcevaptı. Takım çalışmasına inanırdı. Kimseyi ihmal etmezdi, vefalıydı. Hesap adamıydı. Sakin bir özgüvene sahipti. Gücünün farkında ama kibirli değildi. Pratik ve idealistti. İletişim dehasıydı, kod adı Nuh'tu. Asil ve ince ruhluydu. 21 Kasım 1925 kayıtlarına göre 1.74 boyunda, 74 kiloydu. 42 numara ayakkabı giyerdi. Karizmaydı. Açık renkleri sever, kol düğmesi, yaka iğnesi, bağcıklı siyah rugan ayakkabı kullanırdı. Köstekli saat takar, tespihi aksesuar olarak taşırdı. Fanilasında taşıdığı minik zincirli iki muskası vardı. Uyanınca çıngıraklı zilini çalardı, gazeteleri ve kahvesi getirilirdi. Yanlızken divana bağdaş kurup otururdu. Parfüm kullanmaz, kolonya sürerdi. Akşamları pijama üstüne şal yakalı robdöşambr kullanırdı. Omuzlarına masaj yaptırmaktan çok hoşlanırdı.Sofrada müşkülpesent derecesinde dikkatliydi. Kuru fasulye ve bamya severdi. Patlıcan kızartmasını sever, karnıyarığı pilavla karıştırarak yerdi. Kavun ve üzüm severdi. Tatlıyla arası yoktu ama gül reçeline hayır diyemezdi. Yaz kış soğuk su içer, dondurmaya bayılırdı. Gece acıkırsa omlet yerdi.Meze olarak fava ve zeytinyağlı bakla severdi. Kavrulmuş leblebi olmazsa olmazıydı.Doğa aşığıydı, en sevdiği çiçek kırmızı karanfildi. En büyük keyiflerinden biri ağaçların hışırtısını dinlemekti. Müzik dinlemeyi de, söylemeyi de severdi.Makam bilirdi.
Günde 2 paket sigara içerdi. Latife 10 tek koyardı tablasına. Garsonları tembihlemiş, etrafa gizli paketler yerleştirtmişti. Dekorasyon merakı vardı. Misafirliğe gittiğinde bile eşyaları karıştırır, eleştirir, izin alarak yerini değiştirirdi. Uyumsuz renklere katlanamaz, dar mekanlarda yemek yiyemezdi. Hediye vermekten hoşlanırdı. Satın almaz, kendine ait hikayesi olan hediyeler verirdi. Çocukla çocuk olur, onlarla top oynar, oyuncak fincanlarında çay içer, kumdan pastalarına iltifat ederdi. Sevdiklerinin cenazesine katılamaz, o ölümü yok sayardı. Savunma mekanizmasıydı. Öğrenme iştahı doyumsuzdu. Kitap okumak nefes almak gibiydi. Kırmızı ve mavi uçlu kalemlerle kitap okudu.
Gece hayatını sever, hayatı dolu dolu yaşamak isterdi. Gizlisi saklısı yoktu. Macera adamı değildi. Kahve tiryakisiydi, köpüklü ve sade içerdi. Rakı içerdi. Zihnini dinlendirme aracıydı. Sarhoş olduğu görülmedi, ölçülü tüketirdi. Aşık olmuştu. İki kadın arasında kalmışlığı da vardı, sevip kavuşamayıp, kırık bir kalple yaşadığı da. İzin günleri çok neşeli olurdu. Arkadaşlarını kızdırmayı çok severdi. Beğenmediği tiplere matrak sıfatlar bulurdu. Sabahlara kadar kütüphanesinde kitap okurdu. Törensiz tantanasız seyahate çıkmak içinde ukte kaldı.
Sayfa kenarlarına işaret koyar, satırların altını çizerdi. 'xx' önemli, 'xxx' çok önemli, 'müh' mühim, 'ç.müh' çok mühim, 'D' dikkat, '?' şaibeli anlamına gelirdi. 'yani?' sorusunu çok kullanırdı. Fatih Sultan Mehmet için 'büyük adam' diyordu. Padişahlar arasında en çok Yıldırım Beyazıt'ı severdi Hannibal'ın askeri dehasına saygı duyardı. Mimar Sinan hayranıydı. Balzac, Grigory Petrov, Herbet George Wells, Shakespeare, Homeros okuyordu. Namık Kemal, Mehmet Emin Yurdakul, Tevfik Fikret okuyordu. Dine, dindara saygılıydı. Kadir geceleri oruç tutardı, Ramazanda davetlere ara verir, içki içmez, Kur'an-ı Kerim okuturdu. Ezan dinlemeyi sever, manevi kızı Nebile'ye okutturur, dinleyerek ağlardı. Canı çektiği için aşçısının ağlayarak pişirdiği, doktorlardan gizli getirmesini tembihlediği ve iştahla yediği son yemek fırın makarnaydı. Ölmeden önce bilincini kaybetmeye başlamıştı. 8 Kasım'da bir ara başını sağa çevirdi ve 'aleyküm selam' dedi. Son kelimesiydi...
Mustafa KemalYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201815,7bin okunma