sadece kadın hakları üzerine yazılmış bir metin değil; aynı zamanda yaratıcılığın,
özgürlüğün ve zihinsel bağımsızlığın anatomisidir. Woolf, bu eserinde çok basit ama sarsıcı bir gerçeği ortaya
koyar: Bir insanın (özellikle de bir kadının) sanat üretebilmesi, düşüncelerini özgürce geliştirebilmesi için
sadece yetenek yeterli değildir; ona maddi güvence ve kimsenin onu rahatsız etmeyeceği fiziksel bir alan, yani
"kendine ait bir oda" lazımdır.