İlk kitabın finalinden sonra merakla hemen ikinci kitaba başlamıştım. Bugünde sizlere Kozmos serisinin ikinci kitabı hakkındaki düşüncelerimi söyleyeceğim.
Öncelikle 2. Kitapta kaos uygulamasıyla alakalı daha fazla bilgi öğrenmiş olmak çok hoşuma gitti. Yazar özellikle Kaos’un nasıl kurulup amacının ne olduğunu olay örgüsünün içerisine çok güzel bir şekilde işlemişti. Özellikle bu bilgileri öğrenirken bir yandan Ana erkek karakterlerimiz diyebileceğimiz (Arın, Mete, Dora, Uzay, Kutay, Berk ve Demir’den bahsediyorum૮₍ ´ ꒳ `₎ა) yedi erkek karakterin neler yaptığını bu uygulamada nasıl oyunlar oynadığınıda flashback sahneleriyle okumak aşırı ilgimi çekti. Umarım ilerki kitaplarda da böyle flashback sahneleri olur.
Olay örgüsünde özellikle Toprak’ın gözünden okusakta Melina ile sahnelerinin olması ve bu sahneler sayesinde Melina’nın düşüncelerini, anılarını okuyabilmek benim çok hoşuma gitti. Ayrıca kısacıkta olsa Toprakla sahnesi olmasıda çok güzeldi. Ben çok çok inanmaya başladım birbirlerine iyi geleceklerini^^
Fakat bu noktada ortada olan hoşlantı durumları çok çok zıt ve tehlikeli durumda. Toprak abisi Arın ile Elsa’yı seviyorlar. Elsa aylardır yurt dışında yaşıyordu fakat bu kitapta geri dönüyor. Kendisinin daha önceden Arın ile bir geçmişi olmuş ve anladığım üzere Arını unutmak için geldiği gibi Toprakla yakınlaşmaya çalışıyor. Açıkçası bana en baştan ber hiç iyi birisi gibi hissettirmedi. Toprak’a karşı tutumuda hiç içime sinmedi. Arın’ında Elsaya olan hislerinin geçtiğini çok fazla düşünmüyorum bu yüzden bu aralarında yaşanan aşk üçgeni tamamen bir yıkıma yol açıcakmış gibi hissediyorum. Umarım gerçekten iyi olanlar çok yara almadan olur her şey. ⚞(⸝⸝>⸝⸝<⸝⸝)⚟
Birazcık Toprak’ın gözünden okumayı anlatıcak olursam. Melina’nın anlatımından okurkende seveceğimi fazlasıyla anlamıştım açıkçası. Ben böyle sakin sessiz duran ama içten içe iç dünyası veya yaşadıkları karanlık bir kuyuya benzeyen karakteri çok seviyorum. Bu yüzden Melinada olduğu gibi Toprak’ın gözünden okumayı da çok sevdim özellikle Arın’ın ailesiyle konuşurken Toprak’ın neler yaşadığını öğrendiğim anı ve küçük Toprak’ın neler hissettiğini okumayı çok sevdim. O karanlık ve Melankolik atmosferin içerisinde masum küçük bir surat görmek hem çok üzücüydü hemde empati kurmayı en sevdiğim sahneler oldu. ૮(◞ ‸ ◟ )ა
Ayrıca bu sahnelerle alakalı olarakta şunu söylemek istiyorum Arın’ın bu sahnelerle birlikte Toprak’a olan bağını çok çok fazla bir şekilde görebiliyoruz. Onu bir abi figürü olarak görmeyi o kadar çok sevdim kii. Özellikle birlikte uyudukları sahneyi yavru köpek bakışlarıyla okuyordum.
υ´• ﻌ •`υ o kadar şirin bir abi kardeşler ki umarım ilerleyen kitaplarda da onların daha fazla sahnesini okuyabiliriz.
Bunlar dışında ilk kitabın sonundaki olayın gizeminin hala korunuyor olması da merakımı daha fazla arttırdı. Hiç böyle devam edeceğini beklemiyordum açıkçası bu yüzden olan durumların nereye bağlanacağını çok merak ediyorum.
Ve son olarak her kitapta sanki karakterler, olaylar, duygu ve düşünceler çok daha fazla karmaşık ve karnalık bir hal alıyor gibi hissettirdi bana ilk iki kitabı kıyasladığımda. Eğer bu şekilde atmosfere sahip olan kitapları seviyorsanız bu seriyede bir şans vermenizi çok isterim. Okuyacak olan herkese şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
໒꒰՞ ܸ. .ܸ՞꒱ა