Hep derim, yolumuz her zaman güzel kitaplara düşsün diye...
@semasoykan tanışma kitabım #keşke tam olarak böyle bir kitap. Okurken sadece sayfalarda dolaşmadım; yakın tarihimizin önemli bir döneminde bilmediğim bir çok bilgi benimle oldu.
Hikâye,sahaf Mehmet Doğan'ın eline geçen mektuplarla başlıyor ve bizi Köy Enstitülerinde yetişen Fikret Sağlam'ın yaşamına götürüyor.
Fikret'in mektuplarında sadece kendi hayatını değil, savaş yorgunu bir ülkenin eğitimle ayağa kalkma çabasını da görüyoruz. Köy Enstitülerinin kuruluş amacı, işleyişi ve Anadolu'nun dört bir yanındaki çocuklara açtığı kapılar roman boyunca etkileyici bir şekilde anlatılıyor. Üreten,sorgulayan, düşünen ve yaşadığı topluma fayda sağlamaya çalışan gençlerin yetiştirildiği bu sistemin ülkeye kazandırdıkları da satırlara yansıyor.
Roman bununla da sınırlı kalmıyor.Enstitülerin zamanla neden tartışma konusu haline geldiğini, hangi siyasi ve toplumsal çekişmelerin ortasında kaldığını, destekleyenlerle karşı çıkanlar arasındaki mücadeleyi ve sonunda nasıl kapatıldığını da görüyoruz.
Bu büyük dönüşümün içinde Fikret ve Nedret'in hikâyesi yer alıyor. Birbirlerine duydukları sevgi, ortak idealleri ve yıllara yayılan bağlılıkları kitabın güçlü yanlarından biri. Ancak bu bir aşk romanı değil; aşkın,emeğin, fedakârlığın ve inandığı değerler uğruna mücadele etmenin iç içe geçtiği yaşam hikâyesi. Çocukları Sabiha ve Tarık ise geçmişle gelecek arasında anlatıcı olarak karşımızda.
Kitabın sonunda ki yaklaşık 10 sayfalık kaynakça beni şaşırttı. Yazarın yaptığı araştırma ve okuruna,doğru bilgiler sunma konusundaki titizliği taktire şayan.
Bazen yaşanmış olanları yaşamamayı dileriz, bazen de yaşanma ihtimali varken elimizden kayan anları yaşamak isteriz. İnsan, en çok da zamanla yarışırken “keşke” der.Kitapla bu uzun ve yorucu keşkelerin arasından geçtim.
• İmkânsız ile mümkünün arasındaki fark insanın kararlılığında ve çabasında yatar.
• İftira bir defa atılmaya görsün, izi mezara kadar kalır.Yetmez, evladına miras kalır.
• Keşke,yanlış kararlarımızın çektirdiği sancıdır, kalbi kanatan isyandır.Elden gidenlere, yitirdiklerinize yaktığınız ağıttır.