Puan vermedi·336 syf.··
2026 7. kitabı
Körlüğün yayıldığı bir şehir düşünün, içinde korkunun, çaresizliğin, yaşamda kalma içgüdüsünün yayıldığı bir yaşam. Peki yaşamda kalmak için ruhsal aklını da kaybetmek gerekiyor muydu? En zor en savunmasız koşullarda insanın ahlaki değerlerini kaybetmesi gerekiyor muydu? Saramago, bu eseriyle bizlere körlüğün yıkıcı eğilimlerini sunuyor, beyaz felaket olarak anılan körlük salgınının toplumu nasıl bir vahşete sürüklediğinin hikayesini okuyoruz. Ve kitapta bir kadın karekter var ki tüm yıkıcı eğilimleri tersine çevirmek için, dayanışma için mücadele veren, gruplar arası çatışmaları, ilişkileri, beklenti ve davranışları tüm çıplaklığı ile gören tek kişi. Saramago da bizlere gözlerimizdeki perdeyi kaldırarak bir çift gören gözden bakmamızı mı istedi ? Şimdi paylaşacağım alıntı da bu karekterimizin yansıması. “… ben bir kraliçe değilim, hayır, yalnızca dehşeti görsün diye dünyaya gelmiş bir kadınım, siz o dehşeti hissediyorsunuz, bense hem hissediyorum hem görüyorum.” Körlük, okurken ne kadar gücümü yorsa da unutamayacağım kitaplar arasında yerini aldı.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.