İlahi aşkın, dervişliğin ve bitmek bilmeyen bir arayışın samimi, duru ve derinden sarsan o eşsiz yolculuğu. İskender Pala, Yunus Emre’nin hırkasına bürünüp nefesiyle bugünün insanına öyle bir gönül kapısı aralıyor ki, sayfalar bittiğinde bile içinizdeki o yangın sönmüyor.