Macondo adındaki o hayali kasabanın doğuşundan yok oluşuna kadar, bir soyun kaderine yazılmış o amansız ve büyüleyici tecrit döngüsü. Gabriel García Márquez, gerçekle düşü öyle muazzam bir doğallıkla harmanlıyor ki, Buendía ailesinin yüz yıllık melankolisi ve deliliği adeta kendi genlerinize işliyor.