Evcilleştirilmiş konforlu dünyasından koparılıp Alaska’nın o vahşi, acımasız ve beyaz esaretine fırlatılan bir köpeğin, Buck’ın, adım adım kendi özüne ve atalarının vahşi güdülerine dönüşünün o destansı hikayesi. Jack London, hayatta kalma mücadelesini ve doğanın o amansız yasalarını bir hayvanın gözünden öyle sarsıcı ve güçlü bir dille anlatıyor ki; medeniyetin incecik boyasını kazıdığımızda altından çıkan o ilkel, özgür ve boyun eğmez çağrıyı iliklerinize kadar hissediyorsunuz.