Şeker Portakalı’nın o hassas, hayalperest ve erkenden büyümek zorunda kalan Zeze’sinin, çocukluğun o masum hüzünlerini geride bırakıp ilk gençliğin fırtınalı sularına yelken açtığı o duygu dolu devam hikayesi. José Mauro de Vasconcelos, yeni bir aile ve yeni bir çevre tarafından evlat edinilen Zeze’nin yalnızlığını, bu kez hayali kurbağası Adam ve sinema oyuncusu Maurice Chevalier'nin dostluğuyla sarmalarken; büyümenin getirdiği o kaçınılmaz sancıları, içimizdeki o saf ışığı yani "güneşi" uyandırmanın ne demek olduğunu yine o içten ve göz yaşartan sıcaklığıyla kalbimize işliyor.