Bir öğrenci “Kaleme neden kalem diyoruz?” diye sorarsa ne olur?
Nick Allen tam da bu soruyu sorar. Ve bu soru, sıradan bir merak olarak kalmaz; sınıfın duvarlarını aşar, okulun düzenine dokunur, dilin kendisini sorgulatır. Ortaya çıkan yeni kelime ise bir oyun gibi başlar: Findel.
Başta sadece bir şaka gibi görünen bu kelime, kısa sürede çok daha büyük bir şeye dönüşür: Kim karar verir neyin doğru olduğuna? Bir kelimeyi kim “gerçek” yapar? Ve en önemlisi, kuralları koyan otorite gerçekten her zaman haklı mıdır?
Findel yalnızca eğlenceli bir okul hikâyesi değil; aynı zamanda mutlak otoritenin, alışılmış kuralların ve sorgusuz kabul edilen doğruların tartışmaya açıldığı düşündürücü bir anlatıdır. Bir öğrencinin küçük bir sorusu, bütün bir düzeni sarsabilecek güce dönüşür.
Bir kelimeyi değiştirmek mümkünse…
Düşünceleri değiştirmek neden mümkün olmasın?
Nick Allen’a göre mesele tam olarak budur.