·535 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Haziran 2026 12:29 Nilgün Marmara’nın Defterler kitabını bitirdim ve sanki bir kitabın son sayfasını değil de bir insanın zihninden çıkışı kapattım. Bazı insanlar yazmaz, kendi iç yangınlarının küllerini bırakır sayfalara. Nilgün tam olarak bunu yapmış.
Bu kitapta sadece bir şairin düşüncelerini okumadım; kırılmayı, taşmayı, dünyaya sığamamayı okudum. Her cümlesi sanki gece yarısı açık unutulmuş bir pencere gibiydi. İçeri soğuk giriyor ama yine de kapatamıyorsun. Çünkü canını acıtan şey aynı zamanda seni hayatta hissettiriyor.
En çok da insanların yıllarca onu yanlış anlamasına rağmen defterlerinin hâlâ bu kadar canlı oluşu vurdu beni. “Defterler”, Nilgün’ü efsaneleştirmiyor; onu insan yapıyor. Yorulan, düşünen, öfkelenen, seven, yabancılaşan bir insan… Ve belki bu yüzden bu kadar ağır geliyor son sayfa. Çünkü kitap bitince onun sesi bir süre daha insanın içinde dolaşmaya devam ediyor.
Benim puanım hiç düşünmeden 10 Çünkü bazı kitaplar kusursuz oldukları için değil, insanın içine yerleşip çıkmadıkları için tam puanı hak ediyor.
Unutulmadın Nilgün. Bazı insanlar yaşamaktan çok iz bırakıyor. Sen hâlâ birçok insanın zihninde sigara dumanı gibi dolaşıyorsun; silinmeden, dağılmadan.