Mağara, Saramago'nun okuduğum 5. romanı oldu. En sevdiğim romanı Körlük'ün yanına, listenin en üstüne yerleşti. Öncelikle şunu söylemeliyim ki Saramago hayvan (köpek) doğasını çok iyi tanımış, belli ki onları uzun süre gözlemlemiş, onlarla birlikte yaşamış ve kafasında bu ilişki düzeyini sorgulamış. Elde ettiği düşünceleri kitabın tamamına cümle cümle yerleştirmiş ve ben hepsine katılıyorum.
Kitapta Platon'un mağara alegorisi ile kapitalizm eleştirisi, bir ailenin (yaşlı adam, kızı, damadı, köpeği) üzerinden çok başarılı verilmiş. Günlük hayatlarımızda hissettiğimiz sıkışma, uyum sağlama, devre uygun deveyi gütme durumlarında bir çıkış noktası arayanlar için yanıt bulunabilecek bir kitap. Buradaki aile deveyi gütmeyip diyardan gitmeye karar veriyor ve ellerinde bir şey kalmasa da umut içindeler..Mağara, bitirdiğimde güzel bir tat bıraktı bende..