·144 syf.····Okunma: 13 Haziran 2026 20:13 Bu kitabı okurken kendimi bir roman ya da masal okuyormuş gibi değil; çocukken Ankara’nın girişinden geçerken hep dikkatimi çeken gecekonduların içinde nasıl hayatlar yaşandığını merak ettiğim günlere dönmüş gibi hissettim. Belki de beni en çok içine çeken tarafı bu tanıdık merak oldu.
Roman, klasik anlamda bir olay örgüsüne sahip değil. Tek bir kahramanın etrafında ilerlemiyor; daha çok Çiçektepe adlı bir gecekondu mahallesinin kuruluşunu, büyümesini ve orada yaşayan insanların hayat mücadelelerini anlatıyor. Bu yüzden okurken bir hikâyeyi takip etmekten çok, bir mahallenin zaman içindeki değişimine ve insanların hayatta kalma çabasına tanıklık ediyormuşum gibi hissettim.
Net bir olay örgüsünün olmayışı, tek bir karakter etrafında ilerlememesi ve anlatımın uzun süre aynı tonda devam etmesi, her satırı büyük bir heyecanla okumamı sağlamasa da kitabı farklı bir deneyim olarak görmemi sağladı. Sanki bir roman okumaktan çok, bir mahallenin kuruluşunu, insanların değişimini ve görünmeyen hayatlarını anlatan bir belgesel izliyormuşum gibi okudum.