Gönderi

7/10
·448 syf.··
2026 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 16:25
Selamlar. Bu kitabı sevdim mi sevemedim mi bilmiyorum. Okurken keyif aldım, kitap akıcıydı ama diğer yandan bazı şeyler önceki kitaplara nazaran çok hızlı işlenmiş gibi geldi bana. Ben önceki kitapları dark romance’ten çok psikolojik gerilim olarak nitelendirmenin daha doğru olduğunu çünkü bu kitaptaki karakterlerin de olayların da romantize edilmemesi gerektiğini düşünüyordum. Bu kitapta ise olaylar tamamen romantizme dönüyor. İki kitap arasındaki bu değişimin böyle birden olmasını ben pek sevemedim Elder ve Pim’in ilişkisinin gelen olarak ne kadar tartışmaya açık olduğu hepimizin malumu. Bir önceki kitabın sonunda yaşananlardan sonra Pim’in Elder’a bir mektup yazması ve otelden ayrılmasını okumuştuk. (Pim’in yanına hiçbir şey almadan oteli terk etmesi saçmalıktı ama bu kısmı geçeceğim.) Pim’in yaşadığı aydınlanma çok ani geldi bana. Bir önceki kitapta Pim “Yalnız başıma bu dünyada ayakta kalamam” gibi bir motivasyonla Elder’ın yanında kalmaya kararlıyken bu kitapta Elder’a inanılmaz aşık olduğunu fark ediyor ve ona bu işkenceyi çektiremeyeceğini düşünerek gitmeye karar veriyor. Hangi ara bu kadar aşık oldun ?! Hadi onu da geçtim neyine aşık oldun ? Sana sürekli ültimatom veren, benim gemimde kalacaksan benim dediğimi yapacaksın modunda takılan, düşüncelerini sanki hakkıymış gibi talep eden, sana tecavüz etmiş bir adamın neyine, hangi ara bu kadar aşık oldun ? Yani bütün bu yaşananlar düşünüldüğünde Pim’in bu aşık halleri ve ben onu iyileştirebilirim tripleri bana inanılmaz saçma geldi. Önceki kitaplarda Pim’in gücüne, kararlılığa, ayakta kalma ve adapte olabilme yeteneğine ne kadar hayran kaldıysam bu kitaptaki birbirinden manasız düşüncelerine o kadar sinir oldum. Pim zeki bir kadındı. Bu kitapta ise inanılmaz aptalca kararları var. Pim’le ilgili saçma bulduğum bir diğer konu içindeki psikoloğun bir anda ortaya çıkmasıydı. Pim’in kaçırılmadan önce psikoloji okuduğunu biliyoruz. Bu zamana kadar tamamen gömülü kalan bu yeteneğinin Elder’a aşık olduğunu anladıktan sonra bir anda yüzeye çıktığını görüyoruz. Elder’ı analiz ediyor, hipotezler kuruyor ve onları test ediyor. Aklını başına almasını takdir ediyorum ancak zaten yetkin bir psikoloğun yapmayacağı şekilde Elder’ı sınırlara itmesi rahatsız ediciydi. Diğer yandan yaşadığı şeyleri nasıl bir hızda sindirdiği ve kaçırılmadan önceki benliğini hatırlama sürecini eleştirmiyorum. Bu süreç tamamen kişiseldir. Sadece bu konudaki bilgisini bir anda hatırlaması hikayenin işleyişi açısından bana sanki bir şeyler eksikmiş gibi hissettirdi. Kitabın ortalarında bir yerde yaşanan bir aksiyon sahnesi var ve Elder, Pim’i diğer çalışanların yanına götürüp orada güvende kalmasını istiyor. Elder’ın takıntılı kişiliği düşünüldüğünde kendi akıl sağlığı ve odağını koruyabilmesi için Pim’in güvende olduğunu bilmesinin ne kadar önemli olduğu konusunda hem fikir olabiliriz sanırım. Bizim aşk pıtırcığımız ise Elder’ı yalnız bırakamayacağı, Elder’ın onun için yaptıkları nedeniyle böyle bir şeyle tek başına yüzleşmesine asla ama asla izin vermeyeceği için güvenli odadan kaçıp Elder’ın yanına gidiyor. Kızım sen salak mısın ? Ne yapabilirsin mesela ? Ne gelir elinden ? Pim’in Elder için sırf zarar olduğu kanısına vardığım bir sahneydi. O kadar şeyden sonra hiç mi akıllanmadın be güzel kızım ?! Elder’la ilgili düşüncelerim ise daha pozitif bir yerde. Önceki kitabın yorumunu yazarken yazarın ilaçları şeytanlaştırmasını yanlış bulduğumu söylemiş ve Elder’ın uyuşturucuya sığınmasını korkaklık olarak nitelendirmiştim. Yazarla ilgili sevdiğim şeylerden bir yazdığı tartışmalı düşünceleri ya da davranış motiflerini bir sonraki kitapta bile olsa düzeltmesi. Bu kitapta Elder’ın tedaviye başvurması gerektiğini kabul ettiğini ve Pim’e karşı davranışlarının onu satan ve satın alan insanlardan hiçbir farkı olmadığını sonunda kabul ettiğini okuyoruz. Korkunç bir insandın Elder ve sonunda bunu fark etmiş olman güzel. Sonrasında ise kendine çekidüzen vermeye çalışıyor vs. Elder benim gözümde hala ayaklı kırmızı bayrak olan bir karakter ama yine de minicik de olsa bir karakter gelişimi gördüğüm için memnunum. Diğer yandan bu aşık olduğunu fark etme meselesi Elder için de bir anda gelişiyor. Elder, Pim’e olan takıntısının sadece takındı olmadığını ve bu onsuz yaşayamama kaygısının ona deliler gibi aşık olmasından geldiğini anlıyor. Karakterlerimizin ikisinin de kafalarına saksı düşmüş de bir anda dünyaları aydınlanmış gibi davranmalarını sevemedim. Kitapta birkaç yan karakter görüyoruz. Bunu fark edebilecek kadar çok kitap okuduğumdan mıdır bilmem ama bu yan karakterlerin hepsi üstü kapalı imalarla yazışmıştı. Yazarın diğer kitaplarını incelediğimde bu karakterin hepsinin farklı serilerin ana karakterleri olduğunu gördüm. Yani aslında diğer kitapları okusak bu sahneler daha da anlamlı gelebilirdi. Ciddi bir sorun değil hatta tam tersi Pim ve Elder’ın hikayesinde farklı insanlarla ilgili birkaç satır okumak benim hoşuma gitti. Bir önceki kitapta Elder, Pim’in annesiyle ilgili bir şeyler öğrenmişti ama ne olduğunu biz henüz öğrenememiştik. Bu kitapta öğreniyoruz. Spoiler vermemeye çalışacağım ama Pim’in bu sahnelerdeki düşüncelerine dair birkaç eleştirim var. İlk kitapta Pim’in annesiyle ilgili düşüncelerini okumuştuk. Haklı olarak pek iyi şeyler değildi. Bu kitapta Pim’in annesin geçmişte yaptığı hataları kabul ettiğini okuyoruz. Burada bir sorun yok. Sonuçta kadın kötü bir ebeveyn olduğunu kendi de kabul ediyor. Pim kaçırıldıktan sonra annesi bir takım şeyler yapmış ve sevgili Pim sırf kaçırıldıktan sonra annesine bir miktar haksızlık etti diye kendini çok fazla suçluyor. Ben şahsen insanların sevgi çatısı altında karşısındakini bilinçli bir şekilde incitmeyi seçmesini affeden bir insan değilim. Bu insanlar hatalarının farkında varıp iyi şeyler yapmaya çalıştığında da “aslında beni seviyordu” diye yaşananları güzelleyip kendimi suçlamam. Kimse de suçlamamalı bana göre. Pim’in sanki yaşanlar hiç olmamış, annesi onu koşulsuz sevgiden hiç mahrum bırakmamış gibi vicdan yapması bana inanılmaz anlamsız geldi. Hani nerede şimdi bir anda hatırladığın psikoloji eğitimin ?! Pim her ne kadar kitap boyu bana sinir krizi geçirtmiş olsa da hikayenin “seni ben kurtardım. Ne istersem yapacaksın”dan farklı ve kısmen de daha sağlıklı bir tarafa eğilmiş olmasından mutluyum. Mini minnacık bir eğilmeden bahsediyorum tabii. Son olarak kitap hiç beklemediğim bir şekilde bitti. Buraya kadar okuduysanız final kitabının aksiyonun ne olacağına dair az çok bir tahmininiz vardır. Benim ki hiç tutmadı. Bu yüzden final kitabı için aşırı heyecanlıyım. Velhasıl bu kitap benim için ortalamaydı. Kötü diyemem ama olayların akışının ve karakterlerin duygu ve düşüncelerinin bu kadar keskin bir şekilde değişmesini sevmedim. Olay döngüsü ve yardımcı karakterler güzeldi. Sonu gelmeyen monologlarda bir değişiklik yoktu ancak yazarın tarzı böyle zaten. Serinin final kitabı öncesi hikaye geleni düşünüldüğünde hikayeyi finale bağlamak için güzel bir kitaptı. Sevgilerle <3
ThousandsPepper Winters · Pukka Yayınları · 2025140 okunma
·
23 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.