Herkese merhaba,
Bu seriyi çok seviyorum diyerek başlamak istiyorum, yazarın kalemini çok seviyorm. Alışveriş listesi yazsa okurm. Hikayeyi çok güzel anlatıyor. Ama doğruyu söylemek gerekirse kitabın ortalarında sıkıldım. Elder'ın kendinden ödün verip onu tükettiğini düşünen çaresiz Pim'in, Elder'ı terk edişiyle bitmişti üçüncü kitap. Kaldığı yerden devam etti. Ay hem de ne devam. Yani bu kız daha neler yaşayacak, çilesi bitmedi diyoruz yine, yeniden.
Pimlico'nun yaşadıkları yetmezmiş gibi beş parasız, kimseyi tanımadığı bir yerde, zaten iki yıl boyunca dış dünya yüzü görmemiş biriyken tek başına kalmasıyla belayı buluyor yine. Karakolluk olduğunda ise şansına karşısına iyi bir kadın komiser çıkıyor ve onunla ilgileniyor, her anlamda. Bu sırada da, gitmekle kendi kararını verdiğini düşünen Elder'da gemisiyle tekrar ailesini korumak için düşmanlarına doğru yola çıkar. Ama nasıl Pim'i geride bırakacak, onsuz nasıl nefes alacak. Anlayacak ki, Pim artık onun ailesinden önce gelen biri olmuş. Aslında asıl ailesi Pim olmuş. Onu bulup yanına almalı ve hayatı pahasına korumalı. Ve tabiki dönüp onu kurtaracak, onu alıp götürecek. Hatta ilk kitaptan beri suçladığımız annesinin de neler yapıp yaşadığını öğreniyoruz bu kitapta. İki yıl sonra annesiyle görüşecek Pim, hem de bir hapishanede.
Kitap sonlara doğru bir açılıyor ki sormayın, ben 'ay yok artık' diye diye bitirdim. Çünkü yazar, bu serisini iki başka farklı serisiyle bağlamış. Birinden spoiler yemekle kalmadım, diğerini ise hiç beklemiyordum. Ve her şey bir anda oldu. Pim'i kurtarmak için gelenler Elder'ı Pim'i kaçıran kişi sandıklarından devre dışı bıraktı ama böyle bişi yok. Ne Pim olayların yanlış anlaşıldığını anlatabildi ne de Elder'ın düştüğü denizde hayatta kalıp kalmadığını öğrenebildik. Öyle bir son...
Son