Trendeki Kız, her gün aynı yolu kullanan bir kadının penceresinden başlayan sıradan bir gözlemin, nasıl karmaşık bir gizemin parçasına dönüştüğünü anlatıyor. Birbirine bağlı hayatlar, kırık ilişkiler ve güven duygusunun yavaş yavaş çöküşü romanın merkezinde yer alıyor.
Okur, anlatılanlara ne kadar güvenebileceğini sürekli sorgularken; hafıza, algı ve gerçeklik arasındaki çizgi giderek bulanıklaşıyor.
Paula Hawkins, gerilimi sessizce büyüten diliyle, küçük detayların bile büyük bir sırra açılabileceğini hissettiriyor.