Trendeki Kız

7,4/10  (552 Oy) · 
1.227 okunma  · 
382 beğeni  · 
7.634 gösterim
Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.

"Büyüleyici, sürükleyici, üst seviye bir gerilim. Mutlaka okuyun!" 
-S.J. Watson-

"Hem karakter yaratımı hem olay örgüsü muhteşem, harika bir kitap! Yeni neslin Alfred Hitchcock'u." -Terry Hayes-

"Zeki, gerilim dolu ve baştan aşağıya sürükleyici bir roman." 
-Lisa Gardner-

"Aklınızı başınızdan alacak, zekice yazılmış bu psikolojik-gerilim romanı hem muhteşem hem de tren enkazı kadar korkunç!" 
-Publishers Weekly-

"Nefesleri kesen bir ilk roman. En dikkatli okurlar bile, Hawkins olayları teker teker açığa çıkarıp, aşkın ve takıntının şiddetle olan kaçınılmaz bağını ortaya koyarken şaşırmaktan kendilerini alamayacaklar." -Kirkus-

"Trendeki Kız, her şeyi anladığınızı düşündüğünüz an sizi farklı bir sürprizle karşılıyor." 
-Entertainment Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)
 
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2015
  • Sayfa Sayısı:
    360
  • ISBN:
    9786053754428
  • Orijinal Adı:
    The Girl on the Train
  • Çeviri:
    Aslıhan Kuzucan
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
İsmail Altunbüker 
 20 Nis 12:46 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Trendeki Kız
Paula Hawkins'in yazmış olduğu eseri, ilk 2015'te basılmış, tam 360 sayfa bir Psikolojik gerilim türü. Tam 1,5 milyona yakın okuyucuya sahip bir eser ...

Kitabın iyi yönleri ise herkes bu kitabı okuyor, popüler değişik bir konusu var ve üç kişiyi bir birine bağlaması güzel. Kadınların başına gelen trajik olayları lanse ediyor ...

Kitabın kötü yönlerine gelirsek eğer, saymak ile bitiremem ama yinede kısa ve öz anlatayım. Kitapta olayları ilk başta anlatırken, karakterleri bize tam tanıtmıyor, direk olaya dalıyor. Psikolojik olayları tam manasıyla da kitapta aktaramamış, yani yüzeysel kalmış. Zaten yazarın ilk kitabı ve amatör olduğu belli. Kitapta en sinir olduğum olay ise, ben karışık olayları severim ama gereksiz boş yere karışıklığı sevmem. Bu kitapta olayları fazla gereksiz, karmaşaya sokmuş. Bazı olaylar çok havada kaldı, kopukluklar oldu falan daha sonra olay zaten belli oldu. Yazar hala bizi ters köşe yapma çabasında falan, topu bir adama, bir kadına atmalar vesaire ...

Kitabın konusu ise, eşinden ayrılmış bir kadın, sorunlu bir kocanın onu başka kadınla aldatmasını anlatıyor. Daha sonra o aldattığı kadınla evlenmesini ve daha sonra da evlerine çocukları için genç bir dadı almasını, onunla da ikici karısını aldatmasını ve bu üç kadını, yaşadığı psikolojik travmayı anlatıyor. Birde işin içinde cinayet var tabi ...

Sonuç olarak orta karar bir kitap. Konusu güzel, ama kurgusal anlatımı bana zayıf geldi. Ben çok daha iyilerini okumuştum. Bence kitap çok fazla abartılmış ve ilk kitap olduğu için yazarlar destek vermiş, reklamı yapılmış, ama çokta kötü değil. İlk roman için gayet iyi bir çıkış yapmış. Umarım ilerleyen zamanlarda daha başarılı kitaplar yazar. Ama ben, bu kadar tutulup satılacağını sanmıyorum. Bu tarz kitap sevenlerin ilgisini çekebilir. Okuyan ve okuyacak olan herkese keyifli okumalar dilerim. En tatlı, en güzel kitaplar sizlerin olsun Türkiye ...

NigRa 
 22 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitabı almadan önce bu kadar populer olması abartılmış bir reklam olabilir mi diye şüphelerim vardı. Ama kendisine harcanan her dakikayı hak ediyor,kesinlikle çok iyiydi. Anlatım akıcı,kurgu sürükleyiciydi.
Trendeki kız kesinlikle tüm övgüleri hak ediyor.Son kısıma kadar katilden emin olamıyorsunuz, herkesten şüphelendim ben kitap boyunca ki bu da tempoyu çok yüksek tutmuş.
Rachel açısından kocasının kendi evinde bir başka kadınla yaşıyor olduğunu bilmek, daha da kötüsü mutlu olduklarını izlemek çok acı vericiydi bence. Aslında okurken Rachel'ın iyi bir insan olduğunu hissediyorsunuz ama sürekli içip içip Tom ve karısına bulaşması ne kadar çaresiz olduğunu hissettiriyor. Karakterlerin duygu geçişleri çok iyi anlatılmış. Anna karakteri en itici bulduğum karakter oldu.
Tam da denildiği gibi " Hergün önünden geçtiğiniz evlerde aslında neler oluyor? " .Kitap tam da bunun üzerine yoğunlaşmış... En yakınlarınızı bile aslında ne kadar tanıyorsunuz? Görmek istediğimiz kadarını kabullenip kalanını yok sayıp mutluluk oyunu mu oynuyoruz?

Muzaffer Akar 
30 Tem 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Bitince "nihayet bitti" dediğim bir kitap, o kadar reklam ve övgüden sonra almıştım beklentimin çok altında çıktı. Üç kadın karakterin hepsi agır depresyonda ve kitap baştan sona bu depresif davranışlar üzerine kurulu. Kitap yarısına gelindiğinde katil anlaşılıyor ama can sıkıcı-moral bozucu olaylar anlatıldıkça anlatılıyor. Basit bir dille yazılmış vasat bir kitap,

Güler Ayata 
21 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Trendeki Kız; tek kelime ile müthiş bir psikolojik-gerilim romanı. 3 farklı kişinin anlattıklarını okuyor ve farklı bakış açılardan olayları yaşıyor, gerçekleri net olarak görebiliyorsunuz. Rachel, Megan ve Anna....... Ortak noktaları Tom' a bağlayan trenler etrafında kurgusu mükemmel ve son sayfalara kadar katilin kim olduğunu çözemiyorsunuz........... Zavallı Scott, karısının gerçekte kim olduğunu bile bilmiyordu...Tom; hayatına giren kadınlara söylediği yalanlar ve yaptıklarıyla, kendilerini hep hatalı ve de değersizmiş gibi hissettiren güçlü bir karakter...,Aslında tüm suçluların yaptıkları da bu değil mi?

Özlemnd 
28 Tem 00:01 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Kitabı elime ilk aldığımda büyüleyici, sürükleyici üst seviyede bir gerilim okumanızı tavsiye ediyorum Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu onları sadece hayal ederek anlatıyordu. Ardından Rachel çiftlerin hayatlarına dahil oluyor.3 kadın karekteri anlatıyor Rechel, Megan ve Anna ihanete uğrayan Anna oluyor Tomu mu seviyordu ama Megan öldürmüştü okumayanlar okusun nefesleri kesen bir roman iyi okurlar diliyorum.

Katre-i Matem 
17 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap ilk çıktığı zamandan beri merak ettiğim ve okumayı çok istediğim kitaplar arasındaki yerini aldı. Nihayet okumak için fırsatım oldu çok mutluyum :) Kitapla ilgili ilk söyleyeceğim sözler sürükleyici olduğu ve merak unsurunun bol olduğudur. Okurken çok keyif aldım. Yalnız sadece sonundan pek hoşnut kalmadım. Kitabın sonuna kadar heyecan ve merak zirvede ama sonu eksik ya da sönük kalmış gibi bir belirsizlik hakimdi bana göre. Ortada bir suç var suçlu cezasını çekiyor -gerçek suçlu açıklanana kadar herkesten şüphelendim ama asıl kişi aklıma bile gelmedi :)- ama yine de eksik olan tamamlanmayan bir şey kitabı havada bıraktı gibi. Onun haricinde oldukça güzel bir kitaptı.

Ayten Ernaz Tiryaki 
29 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Okuduğum en güzel polisiye-gerilim kitabı diyebilirim! Herşeyi ile çok beğendim ama çabuk bitti. Bazı kitaplar vardır; insan elinden bırakamaz, diğer yandan hiç bitmesin ister. İşte bu kitapta bu duyguyu öyle yoğun yaşadım. Yazarın ilk polisiye-gerilim denemesi imiş, sonrakileri sabırsızlıkla bekliyorum!

Corpus 
01 Eki 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 3/10 puan

Kitabı anlatacak tek kelimem yetersiz olur herhalde.  Normal şartlarda polisiye, gerilim ve korku türünü okumamayı tercih ediyorum, böyle hafif konular olursa okuyorum yalnızca. Fakat bana bile bu kadar saçma geldiyse eminim türün müptelaları epeyce sinir olacaktır. Yazarın okura verdiği gizem anlayışını şöyle açıklayabilirim belki: Sanki yazarın gözünde nesne sürekliliğini öğrenmemiş birer çocuğuz da sürekli elindeki oyuncağı arkasına saklayarak bizi heyecanlandırdığını sanıyor. Gülelim mi ağlayalım mı bilinmez.

Kitap bana pek özgün gelmedi, İyi Kız'a bazı noktalarda o kadar benziyor ki gidip kontrol ettim hangisi önce çıkmış diye ve yanılmadığım için mutluyum. O kitapta da yazar kahraman anlatıcı konusunda beni en çok kızdıran şeyi yapmış olmasına rağmen kitaba 9 verecek kadar çok sevdiğimi bilmelisiniz. Trendeki Kız'da ise anlatıcı benim en büyük problemim oldu. Yahu bu ne duygusuz, mekanik bir bakış açısı? Zaten kimin ağzından olursa olsun anlatıcı aynıydı ve bu yetmiyormuş gibi en ufak bir duygu hissettirmedi bana. Biraz olsun ürkmeyi umdum ama ı-ıh, olaylar sanki gözlemci ile yazılmış gibi objektif verildi. Bunun yanında bir geçmiş bir gelecek, bir yaz bir kış, bir Rachel bir Megan bir Anna anlattığı için zaten kitabın sinir bozucu bir yanı var. Yazar bu yetmez diyerek bazen şu büyük gizemli hamleyi de ihmal etmemiş: Onu görünce, o da gelmiş, onunla konuşmak... Bize ismini vermiyor çünkü zaten siz yolda birini görseniz ya da eski bir anı aklınıza gelse isim geçirmezsiniz aklınızdan değil mi? Kendinizle olan ilişkinize gizem katabilmek için isimleri söylemez, olayı en heyecanlı yerde kesip başka konulara geçerseniz.Yazar da haliyle bu noktayı ihmal etmek istememiş.

Kitabın polisiye olması bir noktadan sonra insana zaten merak hissi verir, sonunu öğrenmek istersiniz ama bu kitap gerçekten yetersizdi. Ve hep dediğim gibi okuyucu ile adeta dalga geçen böyle hatalar beni rahatsız ediyor. Nasıl olsa anlamaz, anlasanız da umursamazsınız o yüzden başlığımız dikkat çeksin yeter.  Yılın en iyi polisiyesi, şöyle harika bir gerilim, okuduğum en nefes kesici şey vs.

Böyle kendimi kaptırdım yine. Elimde değil ama taktım mı dilimi tutamıyorum. Eğer kitap ilahi bakış açısı ile yazılsa ve yazar biraz daha dikkatli yazsaydı klasik ama hoş bir polisiye kitabı olurdu. Kaybolan bir kadın ve olayın ardındaki gizem falan. Bu haliyle vasat bile diyemiyorum ne yazık ki.

Bir de şey var. Tamam, kimse elbette mükemmel değil. Birçok hatamız, eksiğimiz var insan olmanın gereği olarak. Fakat bu kitaptaki kötülük çok uç noktadaydı. Bencil olan öyle bencil ki insanlıktan soğutuyor, kıskanç olan öyle kıskanç ki yoruyor ve daha nicesi. Kitapta kötülük seviyesi normal insanlarla eş değer bir tek bebek vardı galiba, eh ondan da çok az bahsediliyor zaten. Geri kalan herkes hastalık seviyesinde.

Uzun lafın kısası bu kitabı da sevemedim. Böyle çok irdeleyen biri gibi mi görünüyorum bilmem ama normalde kitapları çok büyük heveslerle alıp okumaya başlarım, sonucun hüsran olmasına ben bile hala alışamadım.

Özlem Ekici 
08 Mar 16:07 · Kitabı okudu · 10/10 puan

İthaki yine Marslı'da olduğu gibi mükemmel bir pr çalışması yürüttü, kitabın her yerde reklamları döndü, kitap da zaten çok sevildi. Yayımlandığı andan sadece 72 saat sonra polisiye kategorisinde D&R'da ilk sıraya yükseldi. Sadece Amerika’da ilk 6 haftada 230.000 adet satıldı.

Normalde kitap bana gelir gelmez okuyacaktım ama vizelerim başlıyordu ve bu kadar merak ettiğim bir kitabı vizelerle harcamak istemedim :D O yüzden vizelerim bittikten hemen sonra okumaya başladım ve 4 günde bitirdim.Son gün neredeyse 200 sayfa falan okudum çünkü kitabı biraz okuyup bırakıyorum ama olmuyor. Merak ediyorum yeniden elime alıyorum :D
Kitabı okumaya başlamadan önce seyahat romanı gibi bir şey sanıyordum. O yüzden olayın gerilime, cinayete doğru gittiğini görünce bir şaşırdım :D Ama çok iyi oldu kitabı okumak çok keyifliydi. Rachel'ı çok sevdim. Mezun olmaya yaklaştıkça her insana potansiyel vaka olarak bakıp, acaba bu sorunla nasıl çalışılır diye düşünmeye başladım :D Rachel da üzerinde uzuun uzun çalışılması gereken bir danışan olurdu. Alkol sorunu var, bitirilmemiş bir yığın işi var, sevgilisinden ayrılmış, işten kovulmuş, ve bazen inanılmaz black-out'lar yaşıyor. Deli gibi içip sonra yaptığı/söylediği/yaşadığı hiçbir şeyi hatırlamıyor.

İşte bu Rachel, her gün sabah ve akşam trenle seyahat ediyor ve her gün evlerinin önünden geçerken bir çifti gözlemliyor. Onlara kendi kafasında isimler veriyor, ne iş yaptıklarını seçiyor hatta onlarla arkadaş oluyor. Sonra bir gün Jess diye adlandırdığı kadın kaybolunca Rachel için de her şey değişiyor.

Gerçekten okuması çok keyifli bir kitaptı. Siz okumayı bıraksanız da o sizi bırakmıyor :D Keyifli okumalar...

Esma Tezgi 
30 Ara 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Kitabın 200 sayfası falan hem sıkıcı hem de durgundu, bir de hep Rachel'ı okuyunca insan iyice sıkılıyor. Rachel alkolik ve bildiğin eziğin teki ya, karakter bile olsa böyle şeyler demek istemem ama Rachel ve davranışları beni çıldırttı. Sürekli içip, istikrarsız ve acınası hareketler sergilemesi beni deli etti. Hele o ağlayıp özür dilemeleri yok mu? Rachel'a daha da sinir oldum.
Goodreads Okur Ödülleri'nde en iyi polisiye ödülü almasını ise yersiz buldum ben, bir çok polisiye okudum ve Trendeki Kız ilk ona girmez okuduklarım arasında. Ve kitabın bende kalıcı iz bırakacağını sanmıyorum, okudum, iyiydi olmasa da olur kitaplardan biri oldu benim için. Kesinlikle okumalısınız diyemem ama akıcı bir kitaptı, zaman geçirmek için uygun.


http://yorumatolyesi.blogspot.com/...ns-kitap-yorumu.html

Kitaptan 174 Alıntı

Katre-i Matem 
 27 Nis 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Mutluluk
"Mutlu olmak istiyorsan, herkes gibi yaşarken kimse gibi olma."

Trendeki Kız, Paula HawkinsTrendeki Kız, Paula Hawkins
Selcan Kaan ACAREL 
25 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

-bir şeye ihtiyacın var mı?
-Ben sana söylemiştim demeyecek birine ihtiyacım var.

Trendeki Kız, Paula HawkinsTrendeki Kız, Paula Hawkins
Sadettin TANIK 
20 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bazen kendimi, sarılmak ve içten bir tokalaşma da dahil olmak üzere, başka biriyle en son ne zaman anlamlı fiziksel bir temasa geçtiğimi hatırlamaya çalışırken buluyordum ve kalbim sıkışıyordu.

Trendeki Kız, Paula HawkinsTrendeki Kız, Paula Hawkins
Pelin 
12 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

"Bu, eve dönmek gibiydi: Herhangi bir eve değil, çocukluğunuzun geçtiği, bir yaşam süresi boyunca arkanızda bıraktığınız bir ev; merdivenleri çıkmanın tanıdık gelmesi ve hangisinin çatırdayacağını bilmek gibiydi."

Trendeki Kız, Paula Hawkins (Sayfa 86)Trendeki Kız, Paula Hawkins (Sayfa 86)
Emine Genç 
11 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 5/10 puan

Hayat bir paragraf değildir ve ölüm de bir parantez.

Trendeki Kız, Paula Hawkins (Sayfa 22)Trendeki Kız, Paula Hawkins (Sayfa 22)
Sadettin TANIK 
20 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Anne babalar çocukları dışında hiçbir şeyi umursamıyorlardı. Evrenin merkezi onlardı; bir tek onlar önemliydiler. Başka kimsenin önemi yoktu, ne kimsenin acısı ne de mutluluğu umurlarındaydı. Hiçbiri gerçek değildi.

Trendeki Kız, Paula HawkinsTrendeki Kız, Paula Hawkins
18 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Önce kitabını mı okumalı, yoksa filmini mi izlemeli?
Önce kitabını mı okumalı, yoksa filmini mi izlemeli? Önce kitabını mı okumalı, yoksa filmini mi izlemeli? Cevaplaması kolay bir soru değil... "Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi"nin bir başka versiyonu olarak nitelendirebiliriz. Önce filmi izlemeli diyenlerin de, önce kitabını okumalı diyenlerin de haklı nedenleri olacaktır hiç kuşkusuz. 2016 yılı içerisinde izleme şansı bulacağımız kimi uyarlama filmlere baktığımız zaman, eğer hikayeyi hiç bilmiyorsak, hangi tarafı seçeceğimiz "sabırsızlık"la olan imtihanımıza bağlı olacak gibi görünüyor! Birkaç ay içinde izleyici karşısına çıkacak şu filmlerin dayandığı romanlar, Türkçeye çevrilmiş durumda: