Paula Hawkins / Trendeki Kız
Çok çabuk etkisi altına alan, her sayfasında sizi büyüleyen, sonunu asla tahmin edemeyeceğiniz,zekice yazılmış gerilimi bol polisiye bir kitap #TrendekiKız . Yazarın ilk romanı olduğunu öğrenince çok şaşırıp okumak için hemen başka romanları var mı diye araştırdım. Arka kapağında, en dikkatli okurların bile şaşıracağı yazıyordu. Ben de kitabı okurken, olayı çözerim diye kağıdı kalemi yanıma alıp notlarla ilerledim. Tahminde bile bulunamadım. Hem olay örgüsü muhteşem hem de karakterler. Sadece bu tarzı sevenlerin değil herkesin okumasını önereceğim bir kitap.
Rachel, Tom’la mutlu bir evliliği olan bir kadındı ama çocuk sahibi olamayınca alkole başlayıp, çevresini de kocasını da gitgide kendinden uzaklaştırdı. Sonunda kocası Tom, Anna adında biriyle birlikte olup Rachel’den ayrıldı. Bir de Anna’nın çocuğu olunca Rachel iyice mutsuzlaşıp alkole daha fazla sığındı. Eşinden ayrıldıktan sonra bir arkadaşının evinde kalmaya başladı. İşinden de alkol sorunu yüzünden kovuldu. Ev arkadaşına kovulduğunu belli etmemek için her sabah iş saatinde Londra trenine biniyor, iş çıkışında yine trenle eve dönüyordu. Bu yolculuklar sırasında hep önünden geçtiği bir evde gördüğü bir çiftle arasında bir bağ kurdu. Bir süre sonra sanki onları tanıyormuş gibi hissedip, kafasından onlarla ilgili bir hikaye oluşturup, onlarla arkadaşmış gibi hayal kurmaya başladı. Hiç tanımadığı bu çiftten birinin bir gün gazetede ölüm haberini okuyunca, bir gün önce gördüğü şaşırtıcı olayı anlatmak üzere karakola gider ve böylece neye bulaştığını bile bilmeden hayatlarına dahil olur. Kitap olayların etrafında dönen üç kadının ağzından yazılmış. Her şeyi anladığınızı düşündüğünüz an sizi farklı bir sürpriz bekliyor.
Keyifli okumalar…