Kafes (Sakın Gözlerini Açma)

·
Okunma
·
Beğeni
·
55,8bin
Gösterim
Adı:
Kafes
Alt başlık:
Sakın Gözlerini Açma
Baskı tarihi:
Ağustos 2015
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053754718
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Bird Box
Çeviri:
Aslı Dağlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Kafes
Kafes
Kafes
Bird Box
2014'ün en çok ses getiren, haftalarca kendi türünde Amazon'da 1 numarada kalan, 16 ülkeye satılan ve Universal Studios'un film haklarını aldığı Kafes, şimdi Türkçe çevirisiyle raflarda!

This Is Horror Ödülü - En İyi Roman
Michigan Notable Book Ödülü
Bram Stoker Ödülü - En İyi İlk Roman Finalisti
Goodreads En İyi Korku Romanı Finalisti
James Herbert Korku Ödülü Finalisti
Shirley Jackson Korku Ödülleri Finalisti

"Bir oturuşta ve parmakların arasındaki çıtırtılar hissedilerek okunması gereken bir kitap. Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor."
-Hugh Howey-

"Çok iyi, çok başarılı ve doğrudan yazılmış büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman. Josh Malerman, işini hızlı konuşan ve ne yaptığını bilen bir meleğin edasıyla yapıyor."
-Peter Straub-

"Tüyler ürperten bir ilk kitap. Malerman okuyucuyu soğukkanlı ve acımasız anlatımıyla diken üstünde tutuyor. Hitchcock'un Kuşlar'ı, Stephen King'in en iyi işleri ve Jonathan Caroll'la karşılaştırılmayı hak eden sarsıcı bir macera."
-Kirkus Reviews-

"Stephen King hayranları bayılacak."
-Publishers Weekly-

Dışarıda bir şey var…

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat... Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?
(Tanıtım Bülteninden)
336 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Hayatımda belki de hiç bir kitapta bu kadar ürkmemiştim.

Tek istisna Stephen King'in Mahşer adlı başyapıtıydı: Mahşer, salgın hastalığın yayılışını en az 500 sayfa boyunca anlatırken beni çok etkilemiş, artık hapşıran insanlardan ürker ve gerçekten kâbus görür duruma gelmiştim.

Kafes, daha önce pek bilmediğim bir korku duygusuyla dolu. Aldığı ödüllerin hepsini hak etmiş bir çalışma bu. Okurken yaşadığım hisleri yabana atmam mümkün değil. Maloeri'nin Oğlan ve Kız'la beraber ormandan gelen seslerin ardından nehirde, kayıkta, gözleri bağlı olarak yaşadıkları şeylerin anlatıldığı bölüm, hayatımda okuduğum en ürkütücü, tüylerimi diken diken eden sayfalardı.

Yazarın atmosfer yaratmada gösterdiği başarının asla hafif alınmaması gerekiyor. Yazar bu etkileyici atmosferi ne olduğunu bilmediğimiz, insanların delirmesine, birbirlerini ve kendilerini öldürmelerine sebep olan ve dünyada önce Rusya raporu adıyla tanınmaya başlayan delirme vakalarının sebebi olarak somut, elle tutulur, kavrayabileceğimiz hiç bir şeye işaret etmeden, sadece korku hissimizle usul usul oynayarak yaratıyor. Öyle ki kitabın bir çok yerinde ürkütücü sahneler yaratıyor, bu sahneleri parçalanmış vücutlar, oluk oluk akan kan, kana susamış canavarlar ya da uyduruk seri katiller vb. kullanmadan yapıyor üstelik. yazarın bu başarısındaki en büyük etken kesinlikle olayların sebebini açıklamaya çalışmaması. Haneke'nin filmlerinde gördüğümüz gibi, okuyucuları gerekçeler ve sebepler sunarak rahatlatmaya çalışmak aslında ona yalan söylemektir: oysa bu kıyamet hissinin, dehşet hissinin, kapana kafese sıkışmışlık hissinin sürüp gittiğini söylemek istiyor yazar. Böyle yaparak; kafeste olanın, kıstırılanın, gözlerindeki bağı çözmesi halinde delirerek kendini ve başkalarını yok etmekten korkanın, onu ezen sistemler ve sömürü biçimleri tarafından esir edilmiş modern insan olduğunu anlatmak istiyor belki de.

Kafes'i herkese öneriyorum.
336 syf.
Bu türde okuduğum ilk kitaptı, açıkçası Kafes'e başlarken romanı yarım bırakacağımı düşünmüştüm. Böyle romanlarda merakıma yenik düşüp son sayfaya bakma gibi bir huyum vardır, bu nedenledir ki gerilim pek tarzım değildir, ama ilk defa böylesi bir romanda kitabın sonuna bakma ihtiyacı hissetmedim, yani yaşanılanları yaşanmış olanları daha çok merak ettim.

Malorie gerçekten çok güçlü bir karakterdi, göz bağlarına rağmen yazarın bizlere karanlıktan daha başka şeyler de aktarabiliyor olması beni gerçekten büyüledi. Yazar her şeyi o kadar güzel tasvir etmiş ki, her bir duyguyu o kadar güzel yansıtmış ki Kafes'i sadece okumakla kalmadım aynı zamanda yaşadım.

Romanda gerilim ve belirsizlik had safhadaydı, duygusal açıdan da oldukça tatmin ediciydi özellikle de sonunda o çocuklara verdiği isimler her şeye değerdi, ama her halükarda bir devam kitabı gelmesi gerekiyor, bir şeyler eksik kaldı sanki...

Kafes gerçekten çok başarılıydı, okurken zaman kavramını yitirdiğim nadir romanlardan biriydi. Bana göre korku gerilime güzel bir başlangıç kitabıydı.
  • Trendeki Kız
    7.4/10 (2.530 Oy)1.821 beğeni8bin okunma2.064 alıntı35,7bin gösterim
  • Cerrah
    8.9/10 (2.585 Oy)2.437 beğeni8,6bin okunma2.704 alıntı40,4bin gösterim
  • Mucize
    8.9/10 (2.870 Oy)2.579 beğeni8,1bin okunma3.989 alıntı63,6bin gösterim
  • Fısıltı
    8.1/10 (2.291 Oy)1.925 beğeni8,4bin okunma677 alıntı54,7bin gösterim
  • Gözlerini Sımsıkı Kapat
    8.5/10 (2.271 Oy)2.227 beğeni9,8bin okunma2.597 alıntı33,1bin gösterim
  • Yağmur Sonrası
    8.6/10 (2.849 Oy)3.026 beğeni12,5bin okunma2.467 alıntı55,2bin gösterim
  • Aynı Yıldızın Altında
    8.1/10 (4.080 Oy)3.514 beğeni16,4bin okunma6,3bin alıntı79,6bin gösterim
  • Ateşi Yakalamak
    8.5/10 (2.936 Oy)2.535 beğeni14,6bin okunma853 alıntı28,1bin gösterim
  • Marslı
    8.6/10 (2.230 Oy)1.893 beğeni5,5bin okunma1.609 alıntı32,7bin gösterim
  • Siyah Kan
    8.8/10 (2.492 Oy)2.230 beğeni8,3bin okunma2.860 alıntı35,9bin gösterim
336 syf.
·3 günde·7/10 puan
Kafes...
Sakın Gözlerini Açma ️
Josh Malerman okunmaya keşke bu kitapla başlasaymışım çünkü ilk izlenim önemlidir ve ben ilk 'golün dibindeki ev' kitabıyla baslayip mallermana eksi puan vermiştim ama Kafes kitabını beğendim. Gözümdeki imajini biraz düzeltti (Josh'un da  çok umrundaydi zaten benim gözümdeki imaji):))

Neyse kitap yorumumuza geçelim. Daha önce hiç  gerilim - korku tarzı okumamıştım. Açıkçası okuyunca hiç gerilmem sandım ama kitabın bi bölümünde baya baya korktum, korkmamda gece 1 de okumamın da etkisi olabilir. Korktuktan sonra kitabı bırakıp gündüz okumaya devam ettim
Yazarın anlatımı süperdi okurken hiç sıkılmadım. . Seri katil, cin, peri, Cinayet vs gibi uyduruk bir konusu da yok. Kurgusu da gerçekten baya baya iyi.
Başta biraz karışık gelse de okudukça herşeyi daha iyi anladim. Kitap bölüm bölüm bi şimdiki zaman bi 'flashback' ile Malorie adlı baş karakterimizin geçmişten şimdiki zamana gelişinde ki zorlukları gerilimi anlatıyor.
Kitap gerilim- korku türünde olsa da ben okurken çok çok üzüldüm benim için ağır dram da içerikliydi, herkesin o haline özelikle de çocukların öyle ortamda o şartlarda büyümesine cok üzüldüm.
Kısacası beğendim diyebilirim ama sonu açık uçlu kalmış. Yani doğru bir sonu yok kitabın, ben açık uçlu sonları sevmem ama genel bakıldığında kitabi beğendim. Gerilim sevenlere tavsiye ederim.
Sıra da yazarın 'kırmızı piyano' kitabı var:)
336 syf.
·4 günde·7/10 puan
Aslında Kafes'te her şey ortalama seviyedeydi, karakterler, olaylar, hikaye, kurgu hepsi iyiydi ama hiçbiri çok iyi ya da çok farklı değildi, kitabın en beğendiğim kısmı yazarın gerilimi kurgu ile harmanlayıp okura güzel bir şey sunabilmesiydi. Kitap çok hızlı okunuyor ve sizi sıkmıyor hep bir bilinmeyen var ve bazı boşluklar doldurulması için tamamen size bırakılmış. Bu durum genel olarak iyi olsa da kitabın sonunu çok sevemedim, beni tatmin etmedi, sanki yarıda kaldı. Kitabın tek kitap olduğunu bilmesem serinin ikinci kitabını beklemeye çalışırdım. Aslında yazar seri yapsa kitap daha hoş olabilirdi, en azından sonunu böyle bitirmeseydi.

Daha fazlası için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/...kafes-jmalerman.html
336 syf.
·9/10 puan
Uzun zamandır korku-gerilim türüne ait bu kadar iyi bir kitap okumamıştım.
Gerçekten eşsiz kurgusuyla insanın kanını donduracak bir kitap. Okurken zaman zaman kalbimin nasıl hızlı hızlı attığını hatırlıyorum. Bazı sahneleri o kadar iyi anlatılmıştı ki karakterlerin yaşadığı gerilimi hissettim.
Özet gibi olmayacak şekilde konusundan bahsedeyim.
Dünyaya gelen gizemli varlıklar bir şekilde onları gören insanlar üzerinde bir etkiye neden olup insanların yakınındaki canlılara ve kendilerine zarar vermelerine yol açar. Onları görmemek için insanlar gözlerini bağlayarak yaşamaya çalışırlar. Konusu fantastik gelebilir ama okumaya başladığınızda bunun olması imkansız, diyemiyorsunuz.
Olaylar tek bir kadın odaklı olarak ilahi bakış açısıyla anlatılıyor. Kitapta iki farklı geçmiş zaman olduğu için yer yer hakim bakış açısı gibi de gelebiliyor. Kitapta geçen mekanlar olay örgüsü gereği çok sınırlı. Ama karakterler mekanı ne kadar görüyorsa okuyucular da o kadar hayal edebiliyordur, diye düşünüyorum. Hikayenin nasıl anlatıldığı kısmını da sevdim. Hissettirdiği duygulardan ötürü başarılı buldum.
Zaman, esas karakterin iki ayrı geçmişi ve şimdiki zamanı olarak anlatılıyor. Bu zaman farklılığı bölümlerle ayrıldığı için kafa karışıklığına sebep olmuyor. Sadece bir bölümde anlatılan olayın hangi geçmişe ait olduğu karışıyor. O bölüm kurguda olmasaydı bu kitap benim için on puanlık bir kitap olurdu. Ne yazık ki o bölümü spoiler vermeden anlatmaya çalıştığımda ortaya çok karışık cümleler çıktığından bunu yapmıyorum. Sadece benim için bir kusur olduğunu söyleyebilirim. Ama bu kusur kitabı çok sevmeme engel değil. Gerçekten çok iyi bir kitap okuduğumu düşünüyorum. Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım.
Sizlere de okumanızı tavsiye ederim.
336 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10 puan
Söz konusu kitabımızin konusu dışarıda bulunan bir yaratığın tüm insanları eve kapatması. Bu yaratığa atılan tek bir bakış insanı deliye çeviriyor. Dışarı çıkmak zorunda kaldıkları zamanlar göz bağına ihtiyaç duyuyorlar. Ben durumu şuanki zamanımıza da benzettim biraz aslında Covid-19 virüsünden hepimiz evlere kapanmış durumdayız, çıksak bile maske :D
Kitabımız etkileyici ve akıcıydı. Bir yudumda bitecekmiş gibi..
Kitapta zaman zaman geçmişte yaşanılanlar da gösteriliyor. Onlar da konuya ayrı bir ışık tutuyor.
Özellikle sonlara doğru gerilim dozu yükseliyor. Sonu mutlu son şeklinde bitti ancak tatmin olmadım :\
Birde benim aklımda kalan sorular var. Yani okuduysaniz bilirsiniz; o yaratığı ve gizemini açıklamasını beklemiştim(başka dünyadan gelen uzaylı mı? yaratık da aslında insanlardan korkuyor mu? peki ona baktıklarında neden kafayı yiyorlar?... Ve daha birçok sayabilirim)
Velhasıl kelam eksik yerler var, umarım ikinci kitabını okursam açıklığa kavuşur :)
Yinede başarılı bir kitaptı. Kurgusu, duygusallık ve gerilim dozu ayarındaydı. Özellikle sonda 4 yıldır oğlan ve kız diye hitap ettiği çocuklarına verdiği isimler...
Gerilim severlere tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
336 syf.
·4 günde·6/10 puan
Yeni bir yazarla tanışmak bana sürekli "Acaba kitabı alsam mı, beğenir miyim, yazarın kalemine alışabilir miyim" şeklinde sorular sordurur ve genelde yazarların ilk kitaplarına da temkinli yaklaşırım. Kafes, Josh Malerman'ın ilk kitabı. Romanı yorumlara, kazandığı ödüllere ve yine birkaç ödül için finalist olarak gösterilmesine dayanarak tercih ettim, ancak kitabın beklentilerimi karşılamadığını söyleyebilirim.

Dışarda insanların görmemesi gereken bir "şey" vardır, insanlar göz bantlarına mahkum olmuş ve evlerini tamamen dışardan izole edilmiş hale getirmişlerdir. Bu "şey" insanları onlarla göz teması kurmaları halinde geri dönülemez bir deliliğe sürüklemekte ve bu kişiler kendilerine zarar vermekle kalmayıp, çevrelerindeki insanları da vahşice katletmektedirler. Malorie ve iki çocuğunun, kendileriyle temas kuran bir grup insanın güvenli olarak niteledikleri sığınaklarına giderken yaşadığı olaylar anlatılıyor kitapta. Aynı zamanda olayların başlangıcını ve çocukların doğumundan önceki süreci Malorie'nin yolculuk sırasında geçmişe dönüp yaşananları zihninden geçirmesiyle öğreniyoruz.

Korku-gerilim kitapları genelde beni etkiler. John Saul, S. King gibi yazarların kitaplarında fazlasıyla gerildiğimi hatırlıyorum ancak Kafes beni bu anlamda çok etkilemedi. Konu değişikti, ilgi çekiciydi ama kitap bittiğinde bir şeyler havada kalmış gibi hissettim. Kafes bende, cevaplanmayan sorularla dolu, tamamlanmamış, yarım bırakılmış bir kitap hissi uyandırdı. Tabii ki okunulabilir ancak bu kitaptan önce okunacak çok daha iyi gerilim romanları var diye düşünüyorum. Keyifli okumalar...
336 syf.
·Puan vermedi
Bir günde okuduğum aşırı gerilimli ve macerali bir kitap.Aşırı beğendim.Biraz fantastik bir kitap.Okuduğum en heyecanlı macera kitabı olabilir.Kesinlikle okumalısınız.Kitabın filme uyarlaması çok popüler ve bilinen bir film olan Bird Box.Filmide güzel ama kitabın lezzetini hiç bir şey vermiyor.
336 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
Kafes'i tek kelime ile anlatacak olsam "belirsizlik" derdim. İlk sayfadan son sayfaya kadar belirsizlik hakim.


İnsanlar dışarıda gördükleri bir şeyden dolayı bilinçlerini kaybedip kendilerini öldürüyor. Bu vakaların artmasıyla insanlar kendileri göz bantları takarak, pencereleri battaniyelerle kapatarak korumaya çalışıyorlar. Gazete ilanıyla bir araya gelen bir grup insanın hayatta kalma mücadelesine tanıklık ediyoruz.

Kitabın kurgusu muhteşem, dili de oldukça akıcı. Yazarın duyguları hissettirme gücü çok kuvvetli kitabı okurken yer ve zamandan soyutlandım adeta. Karakterlerle gerildim, onlarla korktum hatta rüyalarımı bile etkiledi... İlk kez bir kitaptan bu kadar etkilendim sanırım. Korku/gerilim severler kaçırmayın derim. :)

Keyifle okuyun, mutlu kalın... :)
336 syf.
·2 günde·Beğendi
Kitap bence çok fazla şişirilmiş. Sonlarına doğru artık yeter bitsin açın gözlerinizi hepiniz geberin dayanamıyorum dedim.
Aslında kitabın konusu güzel yarısına kadar soluksuz okudum çokda ilgimi çekti. Fakat sonrasında çok basitleşiyor. Yazar sanki tıkanmış kalmışta kitabı bitirmek için bir şeyler yazmaya çabalamış.
Okunsada olur okunmasa da olur. Ne yararını görürsünüz ne zararını.
Keyifli okumalar dilerim.
336 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Korku ve gizem seven arkadaşlar için gayet güzel bir kitap. Özellikle Stephan King hayranlarının bayılacağı türden ürpertici ve etkileyici bir anlatımla yazılmış. Kitabın konusuna gelicek olursak; görülmemesi gereken korkunç bir şey.. ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor. Şahsen benim tarzım olmamasına rağmen, en hızlı bitirdiğim kitaplardan biri oldu :) Kıyamet senaryosu çok farklı bir şekilde ele alınmış ve kurgu gayet başarılı bir şekilde yapılmış. Bu arada kitap 2014 de piyasaya çıkmış ve 2018 de sinemaya uyarlanmış. Kitabı okuduktan sonra filmini de kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim..

Film Adı: Bird Box
336 syf.
·3 günde·9/10 puan
Elimden bırakmak istemeden, heyecan içerisinde, hep bir sonraki sayfayı merak ederek okudum. Ara verdiğimde bile aklım kitaptaydı. Kurgusu çok başarılı, akıcı ve gizemli. Sanki karakterlerin yanında, o anları yaşıyormuş gibi hissettim çoğu zaman. Bir çırpıda okuyabileceğiniz ve etkisinde kalacağınız bir kitap. Sadece final kısmı çok daha farklı olabilirdi. Yetersiz kalmış böylesi bir heyecan serüveni için. Gerilim tarzı sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Şimdi Malorie, çocuklarına sarılırken evin ve nehrin efsanelerde gizemli bir yer olduğunu, sonsuzluğun içinde kaybolduğunu düşünüyordu.
Ama burada, kaybolanın kendileri olmadığını biliyordu.
Ve bir de sandıkları kadar yalnız olmadıklarını...
“Eğer sorun görüş çizgimizle ilgiliyse belki de yapmamız gereken görüş çizgimizi ya da açımızı değiştirmekti.”
“Gözlerinizi aşamadığınız bir dünyada sahip olmayı umut edebileceğiniz tek şey bir göz bağı değil miydi ? “

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kafes
Alt başlık:
Sakın Gözlerini Açma
Baskı tarihi:
Ağustos 2015
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053754718
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Bird Box
Çeviri:
Aslı Dağlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Kafes
Kafes
Kafes
Bird Box
2014'ün en çok ses getiren, haftalarca kendi türünde Amazon'da 1 numarada kalan, 16 ülkeye satılan ve Universal Studios'un film haklarını aldığı Kafes, şimdi Türkçe çevirisiyle raflarda!

This Is Horror Ödülü - En İyi Roman
Michigan Notable Book Ödülü
Bram Stoker Ödülü - En İyi İlk Roman Finalisti
Goodreads En İyi Korku Romanı Finalisti
James Herbert Korku Ödülü Finalisti
Shirley Jackson Korku Ödülleri Finalisti

"Bir oturuşta ve parmakların arasındaki çıtırtılar hissedilerek okunması gereken bir kitap. Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor."
-Hugh Howey-

"Çok iyi, çok başarılı ve doğrudan yazılmış büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman. Josh Malerman, işini hızlı konuşan ve ne yaptığını bilen bir meleğin edasıyla yapıyor."
-Peter Straub-

"Tüyler ürperten bir ilk kitap. Malerman okuyucuyu soğukkanlı ve acımasız anlatımıyla diken üstünde tutuyor. Hitchcock'un Kuşlar'ı, Stephen King'in en iyi işleri ve Jonathan Caroll'la karşılaştırılmayı hak eden sarsıcı bir macera."
-Kirkus Reviews-

"Stephen King hayranları bayılacak."
-Publishers Weekly-

Dışarıda bir şey var…

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat... Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 9bin okur

  • Çağatay önalan
  • lavinia
  • Dilara
  • Güray KARAGÖZ
  • elif
  • Merve
  • Mavi kadın
  • esra hacioglu
  • Sıla İrem Çolak
  • Buse Savan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%8.7
13-17 Yaş
%29.4
18-24 Yaş
%18.6
25-34 Yaş
%18.4
35-44 Yaş
%18.2
45-54 Yaş
%5.2
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%79
Erkek
%21

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.4 (865)
9
%19 (622)
8
%20.2 (662)
7
%12.7 (415)
6
%5.6 (182)
5
%3.3 (109)
4
%0.8 (26)
3
%0.8 (26)
2
%0.5 (18)
1
%0.4 (13)

Kitabın sıralamaları