Adı:
Kırmızı Piyano
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053757276
Kitabın türü:
Çeviri:
Aslı Dağlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
"Sınır bilmeyen bir türde sınır tanımadan yazan Malerman, yirminci yüzyılın büyük korku ustaları Shirley Jackson ve Robert Aickman'ın yaptığı gibi dehşeti ve tüyler ürperten tuhaflığı anlatmayı çok iyi başarıyor. Bu son romanını da okurlar çok sevecek." –Library Journal (starred review)

"Josh Malerman'ın Kafes'i beklenmedik ve dehşet vericiydi. Korku okurları Kırmızı Piyano'da da benzer hisleri yaşayacak."

-Booklist-

"Malerman'ın yaratıcılığına söylenecek tek söz yok. Yazarın rahatsız edici, korku veren, karanlık ve sürükleyici ikinci romanı ise bu yıl içerisinde okuyacağınız en sıradışı kitaplardan biri olacak."

-Kirkus-

"Malerman'ın üslubu heyecan verici bir deneyim sunuyor. Konu ne kadar gerginse, yazarın üslubu da o kadar kusursuz."

- NPR-

Sese Kulak Verme

Kafes Kitabının Çoksatan Yazarı Josh Malerman'dan Benzersiz Bir Gizem Romanı

Çölde keşfedilen, kaynağı belirlenemeyen bir ses...

Philip Tonka ve grubu The Danes'in bir sonraki hit şarkıları için umutsuzca ilham arama çabaları, Amerikan ordusundan bir generalin ziyaretiyle bölünmüştü. Bir Afrika çölünde nükleer silahları bile etkisiz hale getirebilen bir ses keşfeden Amerikan ordusu, bu sesin kaynağını bulmak için Philip ve arkadaşlarını bir göreve göndermek istiyordu. Bu keşif yolculuğu, kızgın çöl kumları arasında gömülü kalmış bir gizemin kalbine yapılan bir yolculuğa dönüşecekti.

Amerika'da, gözlerden saklı bir hastanede Ellen isimli bir hemşire, vücudundaki tüm kemikleri kırılmış bir hastaya bakıcılık yapıyordu. Hasta bu şekilde nasıl yaralandığı bilmiyordu fakat vücudu mucizevi bir hızda iyileşiyordu. Başına gelenler hakkında her geçen daha çok şeyi hatırlayan bu gizemli hasta, Ellen'ı hiç beklemediği bir yola sokacaktı. Peki bu gizemli hastanın Afrika'daki olaylarla ne gibi bir ilgisi vardır?



(Tanıtım Bülteninden)
360 syf.
Yazarın Kafes kitabını okurken sayfaları çevirirken hissettirdiği korkuyu ve gerilimi bekledim ama bu kitabında bulamadım. Kurgu güzeldi fakat olaylar kopuk ve karmaşık olduğundan kurguyu gölgelemişti.
Konusundan bahsedecek olursam; askeri bir hastanede vücudunun tüm kemikleri kırık olarak tedavi gören bir müzisyenin, aynı zamanda 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki yıllarda Afrika'daki bir çölde kaynağı bilinmeyen sesi bulmakla görevlendirilen bir grubun başına gelenler işlenmiş. Kitapta, çöldeki zaman ve hastanedeki şimdiki zaman olarak 6 aylık dönemde sesin kaynağının aranmasından bahsediliyor. Ben çok beğenemesem de beğenebilecek arkadaşlara iyi okumalar diliyorum.
360 syf.
·27 günde·7/10
Kafes'le kıyaslayınca, olmamış! Diyebileceğim bir kitap! Neden olmamış; çünkü baştan sona, konusu, kurgusu vs... herşeyi taklit. Bunun ötesinde romanı oluşturan bütün öğeler aç bırakılmış! Bu yoksunluğun nedenine gelince; bence yazarın korkusu. Nasıl ki ben bu kitaba başlarken, acaba Kafes'le aynı güzellikte mi ki? Diye kaygıyla başladıysam okumaya, yazar da aynı kaygıyla yazmaya başlamış! Aynı başarıyı yakalayabilir mi korkusu taklit noktasına kadar taşımış maalesef! Olmuş mu peki? Hayır! Bence olmamış!... Herşeye rağmen emeğe saygı duyuyorum ve okuyacaklara küçük bir not olarak bu nacizane görüşlerimi profilime düşüyorum!... ;)))
  • Karanlık Sular
    7.2/10 (242 Oy)175 beğeni573 okunma146 alıntı8.614 gösterim
  • Gölün Dibindeki Ev
    5.8/10 (398 Oy)176 beğeni773 okunma90 alıntı6.135 gösterim
  • Artemis
    8.0/10 (262 Oy)212 beğeni500 okunma115 alıntı5.861 gösterim
  • Ruhlar Kütüphanesi
    8.7/10 (212 Oy)181 beğeni463 okunma85 alıntı2.344 gösterim
  • 3:01
    7.4/10 (185 Oy)142 beğeni444 okunma59 alıntı8.733 gösterim
  • Illuminae
    8.8/10 (280 Oy)257 beğeni479 okunma172 alıntı10.526 gösterim
  • Gölge Şehir
    8.6/10 (305 Oy)274 beğeni705 okunma119 alıntı3.994 gösterim
  • Fobi
    8.3/10 (320 Oy)264 beğeni744 okunma133 alıntı8.914 gösterim
  • Kujo
    8.2/10 (189 Oy)146 beğeni477 okunma103 alıntı3.397 gösterim
  • İyi Kız
    8.1/10 (221 Oy)165 beğeni464 okunma92 alıntı5.658 gösterim
360 syf.
·Puan vermedi
Kırmızı piyano
Ses kulak verme...

Philip tonka adında bir müzisyen ve arkadaşları Afrika çölün de kaynağı bilinmeyen öldürücü bir sesin kaynağını bulmak icin Abd ordusu generali tarafindan görevlendirilirler. Çöle giderler. Ve Philip sesin kaynagina ulaşır.

Ellen adında hemşire, imkansız bir şekilde tüm kemikleri ayni şekilde kırılmış bir müzisyene hasta bakıcılık yapmaktadır. Hasta mucizevi bir şekilde hızla iyileşmeye başlamaktadır. Ordu generallinin hastayla neden ilgilendigini, hızla iyileşmesini istedigini de merak eder.


Kitap iki zaman diliminde geçiyor. Bi şimdiki zaman birde 6 ay öncesi.
Başlarda çok güzeldi konusu beni içine çekti. Ama ilerledikçe aklım karıştı, olaylar karmaşıklaştı kitabi anlamamaya başladım. Josh malerman kitabin sonunu baglayamiyor galiba:) Kırmızı piyanonun sonu da beni hic tatmin etmedi. Güzel bi kurguyu böyle bitirmesi olmadı. Ve kitap beni hiç korkutmadi, germedi. Bu kitabi kafesin bi iki tık altında olmuş malesef.
360 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Çıkan tüm kitaplarını okudum fakat bir Malerman kitabına vize haftasından bir önceki akşam başlamamak gerektiği aklımdan gitmiş. İlk 50 sayfa zaten su gibi aktı ve ben kafamı kaldırıp "Eyvah!" dedim fakat çok geçti. Bitmeliydi.

Nitekim öyle de oldu. Bitti. Malerman kalemi denen bir gerçek var bunu kimsenin inkar edebileceğini düşünmüyorum. Ki şöyle ki; konusu Kafes'in altında da kalsa aynı akıcılıkta sürüyor Kırmızı Piyano.

Malerman korkuturken hislere oynamanın asıl olay olduğunun farkına varmış bir yazar. Göremediğin şeyden korkarsın, dokunmadığın şeyden korkarsın ve ses... Dünyanın bir yerinden düzenli olarak yayılan ve duyanın üzerinde büyük etki yaratan bir sesten, elbette korkarsınız.

Merak unsurunu yine en doruk noktasında tutan Malerman, Kafes'in yine bir tık altında kalsa da gerilim dolu sayfalarla bizleri bekliyor.
360 syf.
·9 günde·5/10
Yazarın okuduğum ikinci kitabı olmasına ve diğer kitabı olan ‘Gölün Dibindeki Ev’i pek beğenmemiş olmama rağmen yazara haksızlık etmemek amacıyla bu kitaba bir şans vermek istedim. Fakat benim için hüsranla bitti:( Öyle ki kitabı okumak hiç içimden gelmedi öyle gözümde büyüdü ki yarım bıraktım.

Josh Malerman’ın ilk kitabı olan ‘Kafes’ okuyanlar tarafından genellikle beğenilen bir kitap olmuş ve ben hala inatla onu okumayıp diğer iki kitabını okudum:) Yazarada ön yargılı olmak istemiyorum hala ama bundan sonra bu yazarı okurmuyum pek emin değilim. Zaten şu anda elimde ‘Kafes’ yok özel olarakda gidip alıcağımı sanmıyorum.

Kırmızı Piyano’ya gelirsek; ilk giriş ve konu olarak sizi güzel bir maceranın beklediğini vadediyor (bana göre) ama sonrasında tıkanıyor,sizi kendinden uzaklaştırıyor buna rağmen ben yinede(nekadar ara versemde) sabredip sırf sonunu merak ettiğim için okudum.

Tabi böyle bir son beklemiyordum gerçekten benim için hayal kırıklığı oldu. Kitabı tavsiye edermiyim? Hayır. Ama merak edenleriniz varsa yine de bir şans verebilirsiniz.
360 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Nükleer silahları yok etmek için çözüm arayan amerikan ordusu, hiç uğranmayan bir ormanda duyulan sesin peşinden giderler ve olaylar bundan sonra başlar. Diğer iki kitabına göre karakter sayısı biraz daha artmış. Bu da gerilim dolu bir kitap ama kafes kadar etkilenmedim.
360 syf.
Josh Malerman 43 yaşında Amerikalı yazar. Kafes kitabıyla tanıdık. Korku-Gerilim-Gizem türlerinde yazıyor. Ayrıca Josh Malerman müzikle de içli dışlı. The High Strung adlı grubun solisti ve söz yazarı. Bu durumun Kırmızı Piyano kitabına ilham kaynağı olduğu kesin.

Kitap; özel bir askeri hastanede tedavi gören , vücudunda olağanüstü bir şekilde kırıklar oluşmuş bir hastayla başlıyor. Hastanın vücudundaki tüm kemikler kırılmış ve bunun sebebini kimse bilmiyor.
Kitap hemen 6 ay öncesine olayların başladığı zamana gidiyor. Olay II. Dünya Savaşı’nın henüz bittiği yıllarda geçiyor. Amerikan Ordusu Namib Çölü'nde silahları etkisiz kılan kaynağı bilinmeyen bir sese rastlıyor . Bu ses nükleeri bile etkisiz hale getirebilecek güçte ve ordunun amacı bunun bir çeşit silah olduğunu düşünerek onu etkisiz hale getirmek. Bunun için de The Danes adlı bir rock grubun piyanisti olan, II. Dünya Savaşı gazisi Philip Tonka ve arkadaşlarının, tekrar orduya girerek bu esrarengiz sesin peşine düşmesini istiyorlar. Çünkü sesi en iyi müzisyenler analiz edebilir.
Ve askerleri 2 haftalığına çöle yolluyorlar. Kitap Philip'in gözünden anlatılıyor. Bakalım sesin ne olduğunu , kaynağını bulabilecekler mi ?

Yazarın anlatım şekli Kafes kitabıyla aynı olmuş. Şimdiki zaman ve geçmiş zaman arasında gidip geliyor. Buda insana bire bir kopyasıymış hissi veriyor. Ama şu fark da var ; Kafes'in ucu çok açık kalmıştı açıkcası ben ikinci kitabı yazar da bize bilgi verir diye düşünmüştüm ama öyle olmadı. Neyseki bu kitabında her şeyi açıklıyor her ne kadar sonu alelade yazılmış olsa da.
Evet kitap sürükleyici , dili oldukça sade ve bir solukta okunabilecek bir kitap ama bitince bi 'vay be' demiyorsun. Kitap bitiyor ve kaldırıyorsun üzerine düşündürmüyor. Buda çok basit geliyor.
İyi okumalar.
360 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Yazarın ilk kitabı olan Kafes'ten etkilenip kısa bir zaman içerisinde alıp okudum. Korkudan ziyade gizem ve gerilim sizi soluksuz okumaya teşvik ediyor. Yazarın dili yalın ve akıcı olduğu için okurken sizi sıkmıyor. Yazarın müzisyen olması hikayeye de çok güzel bir şekilde yansımış. Kurgusu çok güzel olsa da Kafes'in taklidi bir kitap diyebiliriz. Tek hayal kırıklığım, yazarın kurguladığı gizemin hakkını verememiş olması. 350 sayfalık bir kitap, o yüzden sizin için vakit kaybı olmaz. Alın okuyun...
360 syf.
·3 günde·6/10
İlk 100 sayfasında filmi olsa ne kadar güzel olur dediğim, sonraki 100 sayfada sonunu heyecanla beklediğim, diğer 100 sayfada acaba nasıl toparlayacak diye düşündüğüm, son 50 sayfada ise hüsranla sonuçlandırdığım kitaptı.
360 syf.
·8 günde·8/10
Evet bi Kafes değil ama kurgu ve gerilim güzel. Ben en çok hastane sayfalarını beğendim çünkü çöl sahnelerinde hep bir şeyler eksik. Asıl olayın geçtiği çöl kısımlarının ayrıntılı verilmediğini düşünüyorum. Beni tatmin etmedi. Sanki 360 sayfa bu roman için az gelmiş gibi.
360 syf.
·Beğendi·7/10
Böyle final olmaz olsun. Kitap okumayı bilmeyen değil, okuma yazma bilmeyen biri bile daha güzel final yapardı. O ne rezalet öyle. Yani kitap hakkında olumlu olan ne varsa o son bölümde kaybeder gibi oldum. Bu kadar rezil, bu kadar insafsız bir final olamaz. Yani söyleyecek söz bulamıyorum şu final için. Açıkçası ‘Kafes’ okunur mu onu sorgular oldum o da aklımdaydı da gitti şuan resmen.
Burada aklımızda kalan iki kişi var. Önce Philip Tonka ve sonra da Hemşire Ellen. Yaşananlar falan oldukça ilgi çekici. En başta Tonka’nın başına gelenleri doktor özetlerken heyecanlandım dedim acaba fantastik bir kurgu mu okuyacağım vs vs ama sonra ses kayıtları ortaya çıktı, gizli görev ortaya çıktı. Kitabın eski ve yeniyi harmanlayarak birleştirdiği bölümler ortaya çıktı. Bunlar güzel olan kısımlardı.
Bir ‘Çöl’ bölgesinde yaşananlar ve anlatılanlar sizi şaşırtabilir ve doğal olarak beklentiye sokabilir ama bir insan 2 metre zıpladığını söyleyip 20 santim yükselemezse o insan hakkında ne düşünürseniz final kısmında onu düşündüm. Hani son bölümü aradan çıkart, kitap tamamdır. Muazzam ve mükemmeldir benim için. Final beni fazlasıyla yıprattı canlarım. 
Genel itibariyle beğendim ama o finalden sonra biraz sert eleştiri yapmayı da uygun buldum. He tamam ben beğendim kitabı ama daha iyi bir final yapabilirdi yazarımız. Kafes kitabını çok övdüğünüz için onu da listeme aldım. Kısa zamanda bulurum diye ümit ediyorum. Eyvallah kitabını da 1 haftadır arıyorum henüz bulamadım, onu da bulduğumda okuyacağım..
360 syf.
·6/10
Gayet güzel başlasa da sıkıcı ilerleyen ve sonu hüsran bir romandı benim için. Josh Malerman'ın romanlarındaki en büyük sorun bu bence. Güzel ilerlese de bir türlü sonunun gelmemesi. En çok nefret ettiğim tipte bir sonla bitmesi de cabası. Açıkçası belki biraz sert olacak ama okumayın. Gerçekten benim için okurken biraz zaman kaybı gibi hissettiğim nadir kitaplardan biriydi
Savaş utanç verici bir şey. Ve tüm bu kavga dövüş on yıl sonra hiçbir anlam ifade etmeyecek.
En kötüsü nedir, bilir misin? Tüm hayatını, sonradan pişman olacağın bir şeye adamak.

Josh Malerman
Ellen genç bir kızken kendinin günün birinde New York City'nin sokaklarında yürüyüp arkadaşlarıyla alışveriş ederken, acayip isimleri olan etnik restoranlarda buluşup parklardaki banklarda öğle yemeğini yerken hayal ederdi.

Ama sonra âşık olmuştu... kısa ve trajik bir annelik deneyimi yaşamıştı... ve hayat onu buraya, bu âna getirmişti...
...hemşireliğe.
Josh Malerman
Sayfa 52 - İthaki

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kırmızı Piyano
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053757276
Kitabın türü:
Çeviri:
Aslı Dağlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
"Sınır bilmeyen bir türde sınır tanımadan yazan Malerman, yirminci yüzyılın büyük korku ustaları Shirley Jackson ve Robert Aickman'ın yaptığı gibi dehşeti ve tüyler ürperten tuhaflığı anlatmayı çok iyi başarıyor. Bu son romanını da okurlar çok sevecek." –Library Journal (starred review)

"Josh Malerman'ın Kafes'i beklenmedik ve dehşet vericiydi. Korku okurları Kırmızı Piyano'da da benzer hisleri yaşayacak."

-Booklist-

"Malerman'ın yaratıcılığına söylenecek tek söz yok. Yazarın rahatsız edici, korku veren, karanlık ve sürükleyici ikinci romanı ise bu yıl içerisinde okuyacağınız en sıradışı kitaplardan biri olacak."

-Kirkus-

"Malerman'ın üslubu heyecan verici bir deneyim sunuyor. Konu ne kadar gerginse, yazarın üslubu da o kadar kusursuz."

- NPR-

Sese Kulak Verme

Kafes Kitabının Çoksatan Yazarı Josh Malerman'dan Benzersiz Bir Gizem Romanı

Çölde keşfedilen, kaynağı belirlenemeyen bir ses...

Philip Tonka ve grubu The Danes'in bir sonraki hit şarkıları için umutsuzca ilham arama çabaları, Amerikan ordusundan bir generalin ziyaretiyle bölünmüştü. Bir Afrika çölünde nükleer silahları bile etkisiz hale getirebilen bir ses keşfeden Amerikan ordusu, bu sesin kaynağını bulmak için Philip ve arkadaşlarını bir göreve göndermek istiyordu. Bu keşif yolculuğu, kızgın çöl kumları arasında gömülü kalmış bir gizemin kalbine yapılan bir yolculuğa dönüşecekti.

Amerika'da, gözlerden saklı bir hastanede Ellen isimli bir hemşire, vücudundaki tüm kemikleri kırılmış bir hastaya bakıcılık yapıyordu. Hasta bu şekilde nasıl yaralandığı bilmiyordu fakat vücudu mucizevi bir hızda iyileşiyordu. Başına gelenler hakkında her geçen daha çok şeyi hatırlayan bu gizemli hasta, Ellen'ı hiç beklemediği bir yola sokacaktı. Peki bu gizemli hastanın Afrika'daki olaylarla ne gibi bir ilgisi vardır?



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 473 okur

  • Sude Bektaş
  • Yeşim Zorbaş
  • MeyusMfk
  • Sezer Çelebi
  • Hatice Bozkurt
  • Sinem Demir
  • Ayşen Çırakoğlu
  • Melike Ülkar
  • Burcu Şeneroğlu
  • Sena seyhan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%11.8
14-17 Yaş
%21.6
18-24 Yaş
%21.6
25-34 Yaş
%13.7
35-44 Yaş
%23.5
45-54 Yaş
%5.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.3
Erkek
%28.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.1 (21)
9
%14.3 (33)
8
%20.3 (47)
7
%18.2 (42)
6
%15.2 (35)
5
%10.8 (25)
4
%5.6 (13)
3
%3 (7)
2
%2.2 (5)
1
%1.3 (3)

Kitabın sıralamaları