Kafes (Daha Önce Yayımlanmamış “Bobby Kapıyı Çalıyor” Öyküsüyle)

·
Okunma
·
Beğeni
·
21.647
Gösterim
Adı:
Kafes
Alt başlık:
Daha Önce Yayımlanmamış “Bobby Kapıyı Çalıyor” Öyküsüyle
Baskı tarihi:
27 Aralık 2018
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758914
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Kafes
Kafes
NETFLIX FİLMİ BIRD BOX’A İLHAM VEREN ROMAN DAHA ÖNCE YAYIMLANMAMIŞ “BOBBY KAPIYI ÇALIYOR” ÖYKÜSÜYLE

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına alıp onu da kurtaran arkadaşları bir bir aklına geliyordu. Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?

“Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor.”

- Hugh Howey -



“Çok iyi, çok başarılı ve dolaysız yazılmış, büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman.”

- Peter Straub -
336 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Hayatımda belki de hiç bir kitapta bu kadar ürkmemiştim.

Tek istisna Stephen King'in Mahşer adlı başyapıtıydı: Mahşer, salgın hastalığın yayılışını en az 500 sayfa boyunca anlatırken beni çok etkilemiş, artık hapşıran insanlardan ürker ve gerçekten kâbus görür duruma gelmiştim.

Kafes, daha önce pek bilmediğim bir korku duygusuyla dolu. Aldığı ödüllerin hepsini hak etmiş bir çalışma bu. Okurken yaşadığım hisleri yabana atmam mümkün değil. Maloeri'nin Oğlan ve Kız'la beraber ormandan gelen seslerin ardından nehirde, kayıkta, gözleri bağlı olarak yaşadıkları şeylerin anlatıldığı bölüm, hayatımda okuduğum en ürkütücü, tüylerimi diken diken eden sayfalardı.

Yazarın atmosfer yaratmada gösterdiği başarının asla hafif alınmaması gerekiyor. Yazar bu etkileyici atmosferi ne olduğunu bilmediğimiz, insanların delirmesine, birbirlerini ve kendilerini öldürmelerine sebep olan ve dünyada önce Rusya raporu adıyla tanınmaya başlayan delirme vakalarının sebebi olarak somut, elle tutulur, kavrayabileceğimiz hiç bir şeye işaret etmeden, sadece korku hissimizle usul usul oynayarak yaratıyor. Öyle ki kitabın bir çok yerinde ürkütücü sahneler yaratıyor, bu sahneleri parçalanmış vücutlar, oluk oluk akan kan, kana susamış canavarlar ya da uyduruk seri katiller vb. kullanmadan yapıyor üstelik. yazarın bu başarısındaki en büyük etken kesinlikle olayların sebebini açıklamaya çalışmaması. Haneke'nin filmlerinde gördüğümüz gibi, okuyucuları gerekçeler ve sebepler sunarak rahatlatmaya çalışmak aslında ona yalan söylemektir: oysa bu kıyamet hissinin, dehşet hissinin, kapana kafese sıkışmışlık hissinin sürüp gittiğini söylemek istiyor yazar. Böyle yaparak; kafeste olanın, kıstırılanın, gözlerindeki bağı çözmesi halinde delirerek kendini ve başkalarını yok etmekten korkanın, onu ezen sistemler ve sömürü biçimleri tarafından esir edilmiş modern insan olduğunu anlatmak istiyor belki de.

Kafes'i herkese öneriyorum.
336 syf.
·4 günde·7/10
Aslında Kafes'te her şey ortalama seviyedeydi, karakterler, olaylar, hikaye, kurgu hepsi iyiydi ama hiçbiri çok iyi ya da çok farklı değildi, kitabın en beğendiğim kısmı yazarın gerilimi kurgu ile harmanlayıp okura güzel bir şey sunabilmesiydi. Kitap çok hızlı okunuyor ve sizi sıkmıyor hep bir bilinmeyen var ve bazı boşluklar doldurulması için tamamen size bırakılmış. Bu durum genel olarak iyi olsa da kitabın sonunu çok sevemedim, beni tatmin etmedi, sanki yarıda kaldı. Kitabın tek kitap olduğunu bilmesem serinin ikinci kitabını beklemeye çalışırdım. Aslında yazar seri yapsa kitap daha hoş olabilirdi, en azından sonunu böyle bitirmeseydi.

Daha fazlası için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/...kafes-jmalerman.html
  • Trendeki Kız
    7.4/10 (1.128 Oy)818 beğeni2.893 okunma314 alıntı16.071 gösterim
  • Cerrah
    8.9/10 (1.121 Oy)1.024 beğeni3.418 okunma308 alıntı17.358 gösterim
  • Mucize
    8.9/10 (1.022 Oy)922 beğeni2.226 okunma368 alıntı17.962 gösterim
  • Fısıltı
    8.2/10 (1.062 Oy)891 beğeni3.608 okunma102 alıntı27.305 gösterim
  • Marslı
    8.5/10 (950 Oy)825 beğeni1.961 okunma290 alıntı15.256 gösterim
  • Gözlerini Sımsıkı Kapat
    8.4/10 (993 Oy)948 beğeni3.758 okunma212 alıntı18.691 gösterim
  • Yağmur Sonrası
    8.7/10 (1.219 Oy)1.261 beğeni4.487 okunma152 alıntı26.660 gösterim
  • Ateşi Yakalamak
    8.5/10 (1.396 Oy)1.170 beğeni6.355 okunma147 alıntı16.283 gösterim
  • Alaycı Kuş
    8.3/10 (1.326 Oy)1.073 beğeni5.930 okunma167 alıntı11.993 gösterim
  • Aynı Yıldızın Altında
    8.2/10 (1.862 Oy)1.604 beğeni6.589 okunma408 alıntı40.399 gösterim
336 syf.
·4 günde·6/10
Yeni bir yazarla tanışmak bana sürekli "Acaba kitabı alsam mı, beğenir miyim, yazarın kalemine alışabilir miyim" şeklinde sorular sordurur ve genelde yazarların ilk kitaplarına da temkinli yaklaşırım. Kafes, Josh Malerman'ın ilk kitabı. Romanı yorumlara, kazandığı ödüllere ve yine birkaç ödül için finalist olarak gösterilmesine dayanarak tercih ettim, ancak kitabın beklentilerimi karşılamadığını söyleyebilirim.

Dışarda insanların görmemesi gereken bir "şey" vardır, insanlar göz bantlarına mahkum olmuş ve evlerini tamamen dışardan izole edilmiş hale getirmişlerdir. Bu "şey" insanları onlarla göz teması kurmaları halinde geri dönülemez bir deliliğe sürüklemekte ve bu kişiler kendilerine zarar vermekle kalmayıp, çevrelerindeki insanları da vahşice katletmektedirler. Malorie ve iki çocuğunun, kendileriyle temas kuran bir grup insanın güvenli olarak niteledikleri sığınaklarına giderken yaşadığı olaylar anlatılıyor kitapta. Aynı zamanda olayların başlangıcını ve çocukların doğumundan önceki süreci Malorie'nin yolculuk sırasında geçmişe dönüp yaşananları zihninden geçirmesiyle öğreniyoruz.

Korku-gerilim kitapları genelde beni etkiler. John Saul, S. King gibi yazarların kitaplarında fazlasıyla gerildiğimi hatırlıyorum ancak Kafes beni bu anlamda çok etkilemedi. Konu değişikti, ilgi çekiciydi ama kitap bittiğinde bir şeyler havada kalmış gibi hissettim. Kafes bende, cevaplanmayan sorularla dolu, tamamlanmamış, yarım bırakılmış bir kitap hissi uyandırdı. Tabii ki okunulabilir ancak bu kitaptan önce okunacak çok daha iyi gerilim romanları var diye düşünüyorum. Keyifli okumalar...
336 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Kafes'i tek kelime ile anlatacak olsam "belirsizlik" derdim. İlk sayfadan son sayfaya kadar belirsizlik hakim.


İnsanlar dışarıda gördükleri bir şeyden dolayı bilinçlerini kaybedip kendilerini öldürüyor. Bu vakaların artmasıyla insanlar kendileri göz bantları takarak, pencereleri battaniyelerle kapatarak korumaya çalışıyorlar. Gazete ilanıyla bir araya gelen bir grup insanın hayatta kalma mücadelesine tanıklık ediyoruz.

Kitabın kurgusu muhteşem, dili de oldukça akıcı. Yazarın duyguları hissettirme gücü çok kuvvetli kitabı okurken yer ve zamandan soyutlandım adeta. Karakterlerle gerildim, onlarla korktum hatta rüyalarımı bile etkiledi... İlk kez bir kitaptan bu kadar etkilendim sanırım. Korku/gerilim severler kaçırmayın derim. :)

Keyifle okuyun, mutlu kalın... :)
336 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Türü sevenler için de kesinlikle okunması gereken kitaplardan. Bazı bölümlerde gerçekten insanın psikolojisini derinden etkileyen ve rahatsız eden, bu nedenle başarılı olarak nitelendirilmeyi hak eden bir kitap.
Kitabın film olarak yayın haklarının da alındığını duydum. Film olarak da çekilirse kesinlikle müthiş olacaktır.
336 syf.
·2 günde·7/10
En başta kitabın kapağı ilgimi çekmişti. İçeriğine bakınca okumak istedim. Kurgusu çok güzel. Nefes kesici ve tek solukla okunabilecek derecede akıcı, etkileyici. Korku-gerilim sevenlerin kaçırmaması gereken bir eser.
336 syf.
Kitabi su dakikalar itibariyle bitirmiş bulunmaktayım.Sıcağı sıcağına yorum yapmak en iyisi.
-Kitabin girişi ve olayın akışı güzel gidiyor ilk başlarda. Kitap sizi içine çekiyor,merak uyandırıyor.Sonlara doğru durağan bir hal almaya başlayan kitaptan ümidim i elbette kesmedim.Kitabi okuma isteği devam ediyor.
Ama kitabı bitirdigimde !!EE sonra ne oldu dedim.Aklımda öyle çok soru işareti vardı ki...
-Kitabi bitirmemiş sanki yarim bırakmış.
-Okunmaya değer mi derseniz..Yazar farklı bir bakış açısına sahip,kurgu ve hayaller güzel..
-Okuyup okumamak ise duruma gore değişir..
336 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
"Kafes ismi bile insanı düşündürüyor. Sürükleyici bir kitaptı. Korku vardı, her sayfasında bambaşka maceralar var. Kitabı bazen geç saatlerde okurdum. Geceleri ise uyuyamazdım. Ama müthiş bir kitap, yazarın kurgusu, anlatımı kitaptaki karakterleri her şeyi başlı başına ayrı güzel herkese tavsiye ediyorum, okuduğum ilk korku kitabı olmasına rağmen çok beğendim. Dahası gelir umarım keyifli okumalar."
336 syf.
·8/10
Etkileyici bir anlatım ve uzun süre etkisinden kurtulamadağım bir kurguya sahip. Her yazar okuyucuyu böylesi tesir altına alma başarısını kolay kolay yakalayamaz. Her an her şey olabilir hissine kapıldım okurken. Bitirdikten sonra uzun süre kitabı ters şekilde tuttum kitaplıkta ve okurken de kitap bittikten sonra da her an biryerlerde birşeyler görme korkusu yaşadığımı itiraf etmeliyim. Konu yaygın korku gerilim türlerinden farklı ve popüler kitaplar arasında bir çok okuyucuya ulaşmış bir kitap. Zihni yormadan okunabilecek bir kitap. Kitaplarla kalınız.
336 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitap, bir dönem hızlı bir çıkış yaptı, birçok kişinin dilinde, elinde, düşüncesinde oldu. Ben de uzun bir dönem merak ettim bu kitabı. Korku-gerilim türünde kitaplar okumaya bayılan biri olarak dikkatimi çekmemesi de zordu.

Elime nihayet geçtiğinde büyük bir hevesle başladım. Sonradan bu sitede kitap hakkında yapılan incelemeleri merak ettim. Sitedeki kişilerin düşüncelerine değer veriyor ve ona göre kitap okuyorum çoğunlukla. Bu kitaba olan merakım ise daha önceleri dayandığı için kitaba başladıktan sonra okuma fırsatı buldum ve çok şaşırdım.

En popüler incelemeler, genellikle düşük puan verenlerden gelmişti. İncelemeleri okuyunca da yazılanlar tuhafıma gitti.

Bir yazarın ilk kitabını Stephen King ile karşılaştırmak bana normal gelmedi. Böyle bir kıyaslama yaparak kitabı sevmediklerini söylemeleri normal gelmedi.

Kitaba dönecek olursak:

1) Konusu özgündü ki bir yazar için büyük bir artıdır özgün konuda yazmak. Birbirlerinin benzeri olan o kadar çok şey okurken farklı bir hayal gücü bana çok iyi geldi.

2) Yazar, tüm kitap boyunca heyecanı hep ileri ki sayfaya taşıdı. Hep bir sayfa daha okumak istedim.

3) Yazar, kitaba gerekli bir son yazmış. Birinci kitap için gayet iyi. İşte o ince çizgiye geldik. Diğer incelemelerde de bahsedilen o eksik parçalar.

Kitap, bitti ama sonlanmadı. Tamam, yazar bitirmiş olabilir ama okur için bitmiyor. Sonrasında olacakları merak ediyor insan. Olay çözümsüz kalıyor ya da yazara göre öyle bir kurgunun çözümü yok. Hayat, hep o şekilde devam edecek.

Özetleyecek olursak, güzel bir kitaptı. Yazarın ilk kitabına göre gayet başarılıydı. Korku-gerilim türünde okunmayı hak eden bir kitap.

Bu türü sevenlere tavsiye edilir.
336 syf.
·6 günde·Beğendi·6/10
Merhaba 1K Dostlarım :) Kafes , beklentilerimi karşılamadı. Yeni yazarlara, yeni fikir ve tarzlara da açık olmak adına Zaman Zaman böyle denemeler yaparım. Maalesef bir daha okumayı düşünmeyeceğim yazarlar listesine aldım. Konu çok heyecan, gizem ile harika bir şekilde başladı. İlerleyen sayfalar da tempo düşmüyor gibi gözükse de , boşluklar, eksiklikler, belirsizlikler hayal kırıklığı yarattı. Keşke üzerinde biraz daha çalışılsaydı.... Güzel bir kurgu ziyan olmuş.... Sevgi'yle kalın....
336 syf.
·8/10
Kafes, açık diliyle size hayal etme olanağı tanıyor.Kitapta fazla tasvire yer verilmemiş, olaylar olduğu gibi yansıtılmış ve gerisi okuyuculara bırakılmış.Korkuyu kendi zihnimizde tadıyoruz, başkalarının gözleriyle görmüyoruz.

Kitabın beğenilmesinde bir diğer etkenin akıcılığı olduğunu düşünüyor.Üç yüz otuz sayfa olarak basılmış, genel olarak kalın bir kitap değil.Aynı şekilde kurgusu da ağır işlemiyor.Bu tarz, farklı karakterlerin bakış açısıyla yazılmış kitapların, en önemli artısı bölüm sonları bana göre.A şahsının hikayesini zirvede kesen yazar, merakla okutuyor kitabı.

Arkadaşlar, şu kıyamet senoryolu kitaplar olur ya.Düşmüş melekler gibi, uzaylılar gibi.. İşte o tarz kitaplarda ölmeyen ama dünyanın geleceği için de bir faydası olmayan kenarda yaşamını devam ettirmek için debelenen karakterlerin hikayesi Kafes.Bir de bu açıdan okuyun, dünyanın sonunu.Dünyayı kurtarmak için seçilen bir karakterin gözünden değil, kurtarılan Dünyalılar tarafından.

Mükemmeldi diyemem; mutlaka eksikleri vardır.Mesela, korku romanı hayal etmenize izin verir filan dedik, bu konuda kitap başarılıydı dedik ama o kadar da korkunç değil kitap.Daha önce çok King romanı okumadım ve korku romanlarının kralı Stephen King'dir diye biliyorum.Onun hakkında fazla bilgi sahibi olmadığım gibi beni korkutacak pek fazla roman da okumadım.Kafes de korkutmadı, korkudan çok gerilim ağırlıklıydı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kafes
Alt başlık:
Daha Önce Yayımlanmamış “Bobby Kapıyı Çalıyor” Öyküsüyle
Baskı tarihi:
27 Aralık 2018
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758914
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Kafes
Kafes
NETFLIX FİLMİ BIRD BOX’A İLHAM VEREN ROMAN DAHA ÖNCE YAYIMLANMAMIŞ “BOBBY KAPIYI ÇALIYOR” ÖYKÜSÜYLE

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına alıp onu da kurtaran arkadaşları bir bir aklına geliyordu. Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?

“Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor.”

- Hugh Howey -



“Çok iyi, çok başarılı ve dolaysız yazılmış, büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman.”

- Peter Straub -

Kitabı okuyanlar 2.815 okur

  • Etkin Kaymaz
  • mayra su
  • Erman ERASLAN
  • Semra
  • Alper Kanık

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.2 (2)
9
%0
8
%0.1 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları