Seni bulmaktan önce aramak isterim .
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de ,
Sana hep hep yeniden başlamak isterim .
Hakiki bir tatmin duygusuna, kişinin tatmini dışarıda araması veya başkalarının onayını almasıyla değil, kişinin kendisi için yaptıkları aracılığıyla erişilir.
Hikayemizi iki ölmüş ruh anlatıyor, iki ayrı yerinden .. Daha doğrusu biri ölmüş ama ruhu o konakta sıkışıp kalmış diğeri ise ölümüne saatler kalmış aşık bir Derviş …
Bu hikayede hayata dair her şey vardı aşk , acı , terkedilme , hâyâl kırıklığı , ölüm , yas , hastalık , günah yani insana ait olan her şey …
Anneleri de öldükten sonra “uğursuz” Canfeda Konağında 3 kardeş bir araya geliyor aslında 4 çünkü yıllar önce intihar etmiş Halide’nin ruhu da orada . Dışarıda kıyamet kopuyor o geceyi evde geçirmek zorunda kalınca geçmişin tozlu sayfaları açılıyor herkes eski mutsuz anılarını bu konağın ,annelerinin , onları bırakıp giden babalarının kendi ruhunda açtığı yarayı sonra hayata nasıl tutunmaya çalışıp farklı hatalar yaptıklarını sırası ile anlatıyorlar .
Bir yandan da Derviş Ali var iftiraya uğrayıp idama mahkum edilen ve aslında bunu geçmişteki bir günahından dolayı hakettiğini düşünen …Ve deli gibi sevdiği HANDAN’ı …
Hikayenin sonunda bu iki ruhun ortak noktaları , benzer ölümleri Handan’ın aslında kim olduğu ve asil sandıkları soylarının aslında kime dayandığı ortaya çıkıyor . Sürükleyiciydi ve dili de gayet sadeydi okurken hiç sıkılmadım . İnsanoğlunun aynı anda hem masum hem suçlu olabileceği ne yaparsan yap her şeyi doğru yapmanın mümkün olmadığı güzel işlenmişti . Kitabın sonunda sanki ben de o Canfeda konağının içinde gezdim tüm karakterlere ayrı ayrı üzülüp veda edip çıktım….
Okuyun