**Ölüm döşeğindeki bir kadının, hayatı boyunca kendisini bir kez bile tanımayan bir adama yazdığı bu son mektup, edebiyat tarihinin en sarsıcı haykırışlarından biri. Okurken kadının bu derece gurursuzca adanmışlığına ve adamın bencilliğine öfkelense de insan, Zweig’ın o büyüleyici tahlilleri karşısında sadece derin bir hüzün hissedebiliyor.
Varoluşunu bir başkasının hafızasına sığdırmaya çalışan trajik bir ruhun, zamansız başyapıtı. Kesinlikle her okurun kitaplığında olmalı. **