Cam Şato’ya büyük beklentiyle başladım ve biraz hayal kırıklığıyla ilerledim. Konu güzel, hikâye akıcı. Anlatım üçüncü şahıs bakış açısından ve oldukça tanıdık, güvenli bir tarz. Cümle yapısı basit ama bunu bir eksiklik olarak görmedim. Aksine, bu sadelik bilinçli seçilmiş olabilir;
daha kompleks bir dil olay akışını bölüp sahnelerin ritmini düşürebilirdi. Duygusal geçirgenlik dozunda.
Aşırı yoğun değil ama okuru duyguda tutmayı başarıyor. Fakat çok ciddi bir problem var: editöryal süreç.
Kitabın neredeyse dörtte birinde yazım ve imla hataları,
yer yer çeviri kaynaklı, anlamı bozan kelime seçimleri var.
Bazı cümleleri anlamak için ikinci kez okumak zorunda kaldım. Bu kitabın değil, açıkça yayın sürecinin hatası.
Ve ne yazık ki okuma deneyimini ciddi şekilde zedelemiş.
Hikâyenin temposu fena değil ama olay örgüsü yavaş ilerliyor. Sürükleyici anlar var, fakat genel yapı ağır ağır açılıyor.
Sonuç olarak:
Potansiyeli yüksek, dünyası merak uyandırıcı, anlatımı güvenli. Ama editöryal hatalar kitabın etkisini belirgin şekilde düşürüyor. Devam kitaplarında bu aksaklığın düzeltilmiş olacağını umuyor ve seriye devam ediyorum.