Puan vermedi·400 syf.····Okunma: 15 Haziran 2026 01:47 __
Orhan Kemal'in "ağlayarak yazdım" dediği bu roman, gerçekten insanın yüreğini dağlayan cinstendi.
Kitap, Av Mazhar'ın henüz okulunu okurken yan evin avlusunda görüp vuruldugu öksüz+ yetim Nazan'la evlenmesi ve zalim annesi Hacerle hep birlikte yaşadıkları konakta gelinine ettiği hainliklerle başlıyor.
Kadın alenen kötü. Klasık kayınvalide kıskançlıgını öyle bir yasıyor ki ağzı var dili yok, saf, nereye ceksen oraya giden, hizmetçiden farksız gelinine etmediğini koymuyor. Velhasıl evde huzur bırakmayan fitne kaynana ve (annesinin etkisiyle) karısı Nazan'ın sözde cilvesinin olmaması ve alıklıgını bahane ederek vicdanını susturan Av Mazhar, bir bar kadını olan Nerimana tutuluyor. Sonrası Nerıman için mükemmel olurken, zavallı Nazan ve oglu Haldun için üzücü ilerliyor. Kıtapta herkes bir sekılde layıgını buluyor lakin Nazan'a olanlar insanın boğazını düğüm düğüm ediyor. Heleki boynu bükük büyüyen oglu Haldun'un annesıne dair öğrendiği hakikat...
Kitabı okurken ilahı adaleti beklıyorsunuz ancak Nazan'a maalesef ugramıyor :((
Neriman el üstünde... Haldun'u alıp bağrınıza basmak istiyorsunuz. Sonu ise çok çok çok acı bitiyor.
Kitap bu sene okudugum en etkileyici, en iç burkan, en dramatik, en bizden, en sahici kitaptı. O kadar akıcıydı ki elıme aldığımda bırakamıyordum. Yeşilçam filmi tadında ama Yeşilçamdan çok daha sahici.. Bu kitabın etkisinden kurtulabilecegımı sanmıyorum.
Orhan Kemal, ahhh ne yaptın böyle !! __