Geçmişe dönebilseydiniz neyi değiştirirdiniz?
Annesini kaybetmesinin üzerinden 7 sene geçmiş olmasına rağmen hala ilk günkü gibi yas tutan bir kadının hikayesini okuyoruz kitap boyunca.
O kadar fazla pişmanlıkla ve “keşke” ile boğuşuyor ki kendi hayatına yabancılaşmaya başlıyor karakterimiz. “Ya daha iyi bir evlat olsaydım, ya onu o gün yalnız bırakmasaydım, ya hastaneye daha erken gitmiş olsaydık…” gibi bir sürü düşünce dolanıyor kafasında.
Yine böyle düşündüğü günlerden birinde karşısına bir kitabevi çıkıyor ve biraz dolaştıkça anlıyor ki bu kitabevi normal bir kitabevi değil.
İçerisindeki kitapları karıştırmaya başladıkça buradaki her bir kitabın bizzat yaşadığı anılardan oluştuğunu fark ediyor. Başka bir travmasına, başka bir anısına açılan bir kapı adeta her kitap.
Hatta dilerse bu kitaplar aracılığıyla -kalan ömründen eksilmesi şartıyla- geçmişe bile dönebilir.
Peki geleceğini tehlikeye atmak pahasına geçmişe dönmek iyi bir karar mı? Bu, annesini kurtarabilmesi veya bir şeyleri değiştirmesi için ona tanınmış bir fırsat mı?
“Geride kalan” olmayı çok iyi işleyen bir kitap. Özellikle ana karakterin; zaman geçtikçe annesinin sadece bir “anne” olmadığını, daha bir sürü farklı sıfatla yaşadığını, onun da kendi kararları, istekleri, keşkeleri olan bir insan olduğunu fark etmesi beni çok etkiledi.
Bana “Gece Yarısı Kütüphanesi” kitabını hatırlatan, küçük ama önemli detayları incelikle işleyen, bir şekilde içinizi ısıtacak anlamlı bir kitap. Hatıra Kitabevi