Bu kitaba oldukça büyük bir önyargıyla başladım. Nedenini tam olarak açıklayamıyorum ama okurken çok sıkılacağımı ve hikâyenin bana hitap etmeyeceğini düşünüyordum. Buna rağmen Yağmur’u çok sevdiğim için kitaba bir şans vermek istedim. Daha ilk bölümlerden itibaren ise hem kendi önyargılarımla hem de hikâyeyle ilgili büyük bir ters köşe yaşadım. Beklediğimin aksine kitap beni kısa sürede içine çekmeyi başardı.
Kitabın olay örgüsü oldukça sürükleyiciydi. Hikâye ilerledikçe ortaya çıkan yeni detaylar ve gizem unsurları merak duygumu sürekli canlı tuttu. Bazı gelişmeler tahmin ettiğim gibi ilerlemediği için okumaktan daha da keyif aldım. Özellikle karakterlerin geçmişleriyle ilgili sırların yavaş yavaş açığa çıkması ve olayların birbirine bağlanış şekli kitabın temposunu güçlendiriyordu. Her bölüm sonunda bir sonraki sayfayı okumak istemem, kitabın akıcılığının en büyük göstergesiydi.
Karakterler ise kitabın en sevdiğim yönlerinden biriydi. Her birinin kendine özgü bir kişiliği, düşünce yapısı ve hikâyeye kattığı farklı bir anlam vardı. Karakterlerin yalnızca olayları ilerletmek için kullanılmaması, duygularına ve iç dünyalarına da yer verilmesi onları daha gerçekçi kılıyordu. Aralarındaki ilişkiler, yaşadıkları çatışmalar ve gelişimleri hikâyeyi daha etkileyici hâle getiriyordu. Bu sayede karakterlerle bağ kurmak benim için oldukça kolay oldu. Ve çokca yanıldım bu kurduğum bağlar yüzünden.
Genel olarak Wisteria Serisi’nin ilk kitabı, beklentilerimin çok üzerinde çıkan bir kitap oldu. Başlarken sahip olduğum tüm önyargıları yıkmayı başardı. Sürükleyici olay örgüsü, merak uyandıran gizemleri ve başarılı karakterleri sayesinde keyifle okuduğum bir eserdi. Kitabı bitirdiğimde elim otomatik olarak diğer kitaba gitti devamını merak ettiğimi fark ettim ve bu da benim için kitabın ne kadar etkili olduğunun en büyük göstergesiydi. Genel olarak çok beğendim bitirmem 3 gün sürdü ama o üç gün her elimden bıraktığımda kitabı düşünmeden edemedim. Adora YağmurVârislerin Oyunu @rhaenrya seni seviyorum yağmus🩷