Ahmet Ümit’in o çok sevdiğim canlı ve betimleyici anlatımıyla, Başkomser Nevzat’ın peşinde yine soluk soluğa bir cinayet sarmalına sürüklendim. Yazar bu kez çocuk istismarı ve mülteci dramı gibi kanayan toplumsal yaraları, adalet ve intikam kavramları üzerinden öyle sarsıcı bir polisiye kurguyla işlemiş ki etkilenmemek imkansızdı. Hem vicdanımı derinden sorgulatan hem de gizemi son ana kadar koruyan, elimden bırakamadığım muazzam bir roman oldu.