Gönderi

Puan vermedi·216 syf.··
2026 32. kitabı
1975 yılında sekiz kişilik aile Simca 1200 ile köye giriş yapar. Anneleri öğretmen oldugundan onlar alışıklar köyden köye taşınmalara. Baslarda babaları işi dolayısıyla Cuma günleri yanlarına gelip hafta sonu onlarla vakit geçiriyor ve tekrar şehre dönüyordu. Anneleri Mersedes her zamanki gibi kendini görevine okula cocuklara adamıştı. Onların payına da badem ağacını geçmeden büyümek düşmüştü. Yavaş yavaş köye alışmış arkadaslar edinmişlerdi ki babalarının haftasonu gelmeleri azalmıştı. Mersedes köydeki işitme engelli yalnız Emerita'yı çocukları bakması ve ev işlerine yardımcı olması icin yanına alır. Buradan itibaren kitap bir Emerita bir David'in tarafından ilerliyor. Özellikle Emerita'nın yazdıkları çok düşündürücü ve oldukça duygusaldı benim için. Emerita evi ve çocukları özellikle David 'i çok benimser aralarında görünmez bir bağ olusur ta ki aile köyden ayrılana kadar. Emerita bekler bekler... Kurgu çok guzeldi, 1970 ler de geçen yabancı bir film izliyormuşum gibi gözümde canlanarak okudum. Kurgunun hissettirdigi duygu sarmalı aldı götürdü,üzdü güldürdü en çok da Emerita'nın yazdığı bazı şeyler derin derin düşündürdü. Kitabın ismi Nankörler kitabın belli bir yerine kadar neden bu isim anlayamadım ama artık biliyorum. Bu arada sizce nankörlük nedir? Geride bıraktıgımız, unuttuğumuz her bağ için nankörüz... Ve galiba hepimiz biraz nankörüz. "Ebeveynler seni, sanki kendilerinin bi parçasıymış gibi alıp götürür. Sana her şeyin senin için olduğunu söylerler. Her yaptıklarının senin iyiligin için olduğunu. Sonra seni kökünden keserler, tıpkı bir bonsai gibi. Bu yüzden kötü büyürsün. Ve sonra her yanını böcek sarar." Reklam değil #okuduklarımıpaylaşıyorum #nankörler #pedrosimonbook #pedrosimon
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202613 okunma
·
27 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.