Nankörler

Pedro Simón
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı:
216
Basım Tarihi:
9 Nisan 2026
İlk Yayın Tarihi:
7 Nisan 2021
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Orijinal Adı:
Los ingratos
Orijinal Dil:
İspanyolca
Orijinal Ülke:
İspanya
ISBN:
978951049971
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Ciltli
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·216 syf.··
2026 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:03
Kitap, 1970’li yılların İspanya’sında,adlandırılan, gençlerin şehirlere göç etmesiyle ıssızlaşan, yaşlıların terk ettiği küçük bir köyde geçer. Hikâye, çocuk gözüyle anlatılır. Ana karakterimiz, ebeveynlerinin işi gereği bu küçük köye taşınmak zorunda kalan genç bir çocuktur. Bu köyde, unutulmaya yüz tutmuş bir hayat süren bir kadın olan Emilia ile karşılaşır. Emilia, köyün sessizliğini, acısını ve geçmişin ağır yükünü temsil eden ana figürdür. Çocukla yaşlı kadın arasında, yaş farkına rağmen gelişen o saf ve beklenmedik bağ, romanın kalbini oluşturur. Kitabın ismi olan “Nankörler”, sadece bir karakteri değil, belki de değişen dünyayı ve unutmaya meyilli hafızamızı temsil eder. Hayatımıza dokunan, bizi büyüten insanlara karşı zamanla nasıl “nankörleştiğimizi” veya onları nasıl geride bıraktığımızı sorgular. Köyün yavaş yavaş boşalması, evlerin yıkılması, insanların ölmesi veya gitmesi; aslında bir dönemin ve bir kültürün yok oluşunu simgeler. Pedro Simón, bu hüznü çok nostaljik ama bir o kadar da sarsıcı bir dille anlatır. Çocuk saflığı ile yaşlılığın bilgeliği arasındaki o ince çizgi, kitapta ustalıkla işlenir. Çocuk, kadına hayatı ve o unutulmuş toprağı öğretirken; yaşlı kadın da çocuğa aslında “insan olmayı” ve “hatırlamayı” öğretir. Yazarın dili ve üslubu Pedro Simón bir gazeteci olduğu için, gözlem yeteneği çok güçlüdür. Olayları dramatize etmeden, olduğu gibi, sade ama vurucu bir dille aktarır. Ancak bu hüzün, insanı karamsarlığa sürükleyen cinsten değil; aksine yaşanmışlıklara saygı duymayı öğreten bir hüzündür. Sayfalar arasında o köyün rüzgârını, ıssız sokaklarını ve yaşlıların sessizliğini neredeyse duyarsınız. Karakterlerin konuşmaları, duyguları o kadar gerçektir ki, kendi çocukluğunuza veya ailenizdeki yaşlılara dair bir anı mutlaka tetikler. Neden
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202613 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 07:31
PEDRO SIMON-NANKÖRLER . . . #nankörler 1970'li yıllarda köy yollarında geçen bir hikayedir. Sınıf öğretmeni olan Mercedes Hanım'ın tayini çıkar eşi ve üç çocuğu ile birlikte yolda geçen o zaman dilimi anlatılır. Sonrasında köydeki yaşayışları,bir annenin ayakta kalma mücadelesi, aralarda yaşadığı pişmanlıklar ve ailelerin en küçüğü David'in gözünden bu hikayeye konuk oluyoruz.Annelerinin eve, okula ve hayata yetişemediği bir gün evlerine kulağı duymayan, okuma- yazma bilmeyen bir kadın gelir Emerita.... O da bambaşka bir hikayedir dev gibi cüssesinin yanında, kocaman sevgi dolu bir kalp taşıyan bu kadın David'in ikinci annesi gibi olur geçen bu zaman dilimi içerisinde. Hayatın bu kadar soluksuz aktığı bir anın içinde hapsolmuşken bu kitap sizin bazı gerçeklerle yüzleşmenizi ,sevginin, bağlılığın, güçlü durmanın hissettirdiklerini David'in hikayesi ile daha net anlamanıza yardımcı oluyor. Bazı sayfalarda söylenemeyen, içe atılan, geçmişle gizli kalmış duyguların açığa çıktığı mektuplar var... Aslında bir nevi özür mektubu da diyebiliriz o mektupları okudukça hissiyatınızdaha çok artıyor, geçmişe o köye, David'in yaşadıklarına gidiyorsunuz Emerita ile şekillenen çocukluğunu David'in ağzından okumak bazen üzücü, bazen de tebessümle baktırıyor bu hikayeye... Benim hissederek ve hak vererek okuduğum bir kitaptı nice kitaplarda buluşmak üzere
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202613 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 36. kitabı
Size "nankör müsünüz?" desem, elbette hayır diyeceksiniz. Ama bu kitabı okuduktan sonra, galiba ben de biraz nankörmüşüm diye düşüneceksiniz. Çünkü öyle farklı bir bakış açısı sunuyor ki bize yazar, insanın kendinden utanmasını, sorgulamasını sağlıyor. Bir yumru oturuyor resmen boğazınıza bitirince. Ustalıkla işlenmiş bir duygusallık ve ders niteliğinde alt metinler... Aile kavramı -özellikle ebeveynlikle- ilgili muhteşem tespitler var kitapta. O kadar çok altını çizdiğim ve üzerine durup düşündüğüm sözler oldu ki. David'in annesi Mercedes öğretmendir ve tayini bir köye çıkar. Hem yapısı gereği mesafeli olduğundan hem de iş yoğunluğundan David ile yeterince vakit geçiremez. Bu sebeple "sağır" olan ve köyde hakkında birçok dedikodu çıkmış olan Emerita hanımı kendisine yardımcı olması için yanına alır. Zaman içinde Emerita ve onun Curro'su arasında (David'e bu şekilde seslenir) inanılmaz bir bağ gelişir. Emerita'nin hikayesini kendi yazdıkları notlarından, David'in hikayesini ise kendi dilinden okuyoruz. Bir çocuğun gözünden büyümeyi ve ebevenyleri okumak çok etkileyiciydi. Emerita ise bambaşka bir yerden vurdu beni. Sakin ve duru bir anlatım ile nasıl bu kadar güçlü duygusallık verilir, inanamadım. Kültürel olarak çok benzer noktalarının olduğunu da düşündüm aynı zamanda. Velhasıl benim için son zamanların en duygu yüklü okumalarından oldu. Sizlere de yürekten tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar dilerim...
1000Kitap
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202613 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 117. kitabı
Pedro Simón, bu eserinde bizi 1970'lerin İspanya'sına götürürken bir çocuğun büyüme hikâyesi üzerinden aile olmayı, anneliği, sevgiyi ve kırgınlıkları sorguluyor. Hikâyenin merkezinde, öğretmenlik görevi nedeniyle sürekli yer değiştiren Mercedes ve onun oğlu Curro bulunuyor. Curro'nun çocukluktan yetişkinliğe uzanan yolculuğu boyunca sevgi, özlem, eksiklik ve aidiyet duygusu farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Özellikle annesiyle olan ilişkisi ve hayatındaki diğer insanların bıraktığı izler, romanın duygusal yükünü oluşturuyor. Nankörler'i okurken en çok hoşuma giden şey, yazarın aile ilişkilerini siyah ve beyaz olarak sunmaması oldu. Karakterler kusurlarıyla, hatalarıyla ve pişmanlıklarıyla var oluyor. Bu yüzden hikâye sadece Curro'nun değil, aynı zamanda anne olmanın ağırlığını taşıyan Mercedes'in de hikâyesine dönüşüyor. Okur olarak zaman zaman karakterlere hak veriyor, zaman zaman onlara kızıyor ama her durumda onları anlamaya çalışıyorsunuz. Kitap, yüksek tempolu olaylardan çok duyguların ve karakterlerin üzerine kurulu. Çocukluk anıları, büyümenin getirdiği farkındalıklar ve yıllar sonra geriye dönüp bakmanın verdiği hüzün sayfalara sinmiş durumda. Özellikle aile, sevgi ve geçmişle hesaplaşma temalarını seven okurların kendilerinden bir parça bulabileceği bir roman. Benim için Nankörler, yalnızca bir büyüme hikâyesi değil; insanların birbirini sevmesine rağmen neden bazen birbirini en çok yaralayan kişiler olabildiğini anlatan, sakin ama etkisi uzun süre devam eden bir okuma oldu.
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202613 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
Herkese merhaba Bugün, vefasızlık ve minnet kavramlarını temel alan bir büyüme hikayesinin anlatıldığı; Nankörler kitabı ile geldim. 1970’lerin İspanya’sında geçen kitap, öğretmen Mercedes’in; Vero, Isa ve David adındaki üç çocuğuyla bir köy okuluna tayiniyle başlıyor. Esas kahramanımız, evin en küçüğü David; hikayeyi o anlatıyor. Köy okulunun eksikleri, birkaç sınıfı bir arada okutmanın zorluğu ve mesafeli sevgisi nedeniyle kendi çocuklarını ihmal ettiğini düşünen Mercedes, ev işlerinde kendisine yardım etmesi için köylülerden; kocası ve çocuğu ölmüş, kimsesiz, okuma yazması olmayan duyma engelli Emerita ile anlaşıyor. Emerita, annenin evdeki boşluğunu doldurmanın ötesinde; okullarda öğretilmeyen bir hayatı, sonsuz bir sevgi ve sabırla hem de hiçbir çaba göstermeden yaşatıyor çocuklara. Ve günler geçiyor, Mercedes şehir merkezine tayin oluyor; bakalım aile köyden göçerken Emerita onlarla gelecek mi gelmeyecek mi? Sonuna geldiğimizde, ne kadar çok şey paylaşsa, zor zamanları beraber atlatsa da; işi bittiğinde insanların nankör taraflarının nasıl ortaya çıktığını çok güzel görüyoruz. Aslında Emerita, ücreti karşılığında çalışmış bir kadın ama ücretin çok üstünde bir emek, yürek verdiği için insan daha fazlasını bekliyor galiba. Önceki yaşadıkları da eklenince Emerita, yüreğimde bir yumru oldu kaldı vesselam. Ajite etmeden ciğeriniz sökülsün istiyorsanız doğru yerdesiniz. Keyifli okumalar
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202613 okunma
Puan vermedi
Selâm kitap ailem Bu akşam yorumum aceleye geldi biraz aslında ama İnkılap Yayınlarından çıkanbir eserden bahsedeceğim; Pedro Simón’un ödüllü romanı Nankörler, 1970'ler İspanyol taşrasında geçen, kelimelerin ötesinde bir şefkatle bağlanan küçük bir çocuk ile onun işitme engelli bakıcısı Eme’nin dokunaklı hikâyesini anlatıyor. Zaman ilerleyip çocuk büyüdükçe ve şehir hayatının telaşına kapıldıkça, arkasında bıraktığı bu saf sevgiyle ve hayatına yön veren insanlara karşı istemsizce düştüğü o "nankörlük" hissiyle yüzleşiyor. Yazar, bu naif büyüme hikâyesi üzerinden bizi büyüten, karşılıksız seven ama yaşamın koşturmacasında unuttuğumuz o fedakâr nesle derin bir saygı duruşunda bulunuyor. Hafızanın, çocukluğun ve geç kalınmış minnettarlıkların izini süren roman, okura kendi geçmişiyle yüzleştiği burkuk bir iç hesaplaşma yaşatıyor. Sizler bu güzel eseri okudunuz mu? Yazar: Pedro Simon Yayınevi:İnkılap Yayınları Türü: Roman (Dünya Edebiyatı / Çağdaş Roman) Sayfa Sayısı: 216 sayfa
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202613 okunma
NANKÖRLER
10/10
·216 syf.··
2026 11. kitabı
Bazı veda cümleleri, hiç söylenmeden kurulanlardır. ​Büyümek; sadece yaş almak değil, aynı zamanda hayatımızda iz bırakmış o "görünmez kahramanları" unutmak belki de? ​Pedro Simón, ödüllü bir gazeteci gözlemciliğiyle kaleme aldığı Nankörler ile bizi 1970'lerin tozlu İspanyol köylerine, çocukluğun o saf ve savunmasız zamanlarına davet ediyor. Hikâye, küçük David ve öğretmen annesinin bir taşra köyüne tayiniyle başlasa da aslında merkezde başka biri var: Emérita. ​Emérita, okuma yazma bilmeyen ama dünyanın tüm acılarını ve güzelliklerini "hisleriyle" okuyabilen sessiz bir dev. David’in çocukluk hafızasının mimarı, dizindeki yaraların tek ilacı. Peki, aradan yıllar geçip de şehir hayatının o hırslı kalabalığına karıştığımızda, biz o "ikinci annelerimizi" nerede bırakıyoruz? ​Simón, bu romanla bizi "nankörlük" kavramıyla sert ama bir o kadar da şefkatli bir yüzleşmeye çağırıyor. Kitabı okurken, modern dünyanın koşturmacasında unuttuğumuz o saf sevgiye ve geride bıraktığımız insani bağlara dair boğazınızda bir düğüm hissetmeniz kaçınılmaz. ​Bu sadece bir büyüme hikâyesi değil; geçmişinize, sizi bugün "siz" yapan o sessiz kahramanlara yazılmış bir özür mektubu. ​Bitirdiğinizde, içinizdeki o "nankör çocukla" yüzleşmeye hazır olun. Son sayfayı kapattığınızda, o eski yüzleri arayıp onlara küçük bir "teşekkür ederim" deme isteği duyacaksınız. ​Siz, çocukluğunuzun o "görünmez kahramanlarını" hatırlıyor musunuz?
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202613 okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Herkese merhaba, bugün Pedro Sımón’un Nankörler kitabı ile geldim. Kitabımız 1970‘ler İspanya’sının tozlu köy yollarında büyüyen David’in yani Curro’nun hayat hikayesini anlatıyor. Hikaye David‘in öğretmen olan annesinin tayini ile başka bir yere taşınması ile başlıyor. David, yarım kalmış aile sıcaklığı, uzak bir baba ve sevgisini gösteremeyen bir annenin gölgesinde büyümek zorunda kalıyor. O sırada hayatına okuma yazma bilmeyen Emerita giriyor ve Emerita, David’in hayatındaki en şefkatli insan oluyor. Hatta şefkatin karşılığı oluyor. Onun varlığı, David’in sahip olduğu en unutulmaz şey oluyor. Emerita david için ikinci bir anne oluyor ve ona sevgiyi, sabretmeyi öğretiyor. Sevgi her zaman dille söylenmez. Sevdiğini insan bazen bir bakışla, bir dokunuşla ya da karşısındakini düşünmekle anlatabilir. Emerita’nın sevgisi böyle bir sevgiydi. Kitabın adının “Nankörler” olmasının sebebi ise çocukken bizi büyüten ve bizleri bugünlerimize kazandıran insanları büyüdükten sonra arkamızda bırakmamız. Bu kitap yalnızca bir çocukluk hikayesi değil; bizi bugünlere getiren insanlara karşı bir özür yazısı. Çünkü bu konuda gerçekten nankörlük ediyoruz. Yazarın dili o kadar sadeydi ki su gibi okundu ve hemen bitti. Karakterlerin sessiz çığlıklarını bile duyabiliyor ve onları hissedebiliyorsunuz. Bitirdiğinizde bir noktada birine nankörlük ettiğinizi fark ediyorsunuz. Ruhunuza dokunacak, kendinizden bir parça bulabileceğiniz bir kitap. Mutlaka okuyun ve nankörlük ettiğiniz herkesten geç olmadan özür dileyin.
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202613 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 12:41
#okudumbitti YAZAR: PEDRO SİMÓN YAYIN: İNKILAP KİTABEVİ ÇEVİRİ: NERGİS GÜRCİHAN Herkese merhabalar bugün Pedro Simón'un kaleme aldığı Nankörler kitabıyla geldim. Kitabımız ilk bakışta bir büyüme hikâyesi gibi görünse de satır aralarında annelik, fedakârlık, sevgi ve zamanın geri döndürülemez etkileri üzerine derin bir anlatı sunuyor. Romanın merkezinde, öğretmenlik görevi nedeniyle sürekli farklı yerlere taşınmak zorunda kalan Mercedes ve oğlu Curro yer alıyor. Curro'nun çocukluk yıllarından başlayıp yetişkinliğine uzanan yolculuğunu okurken yalnızca onun değişimine değil, bir annenin yıllar boyunca verdiği görünmez mücadeleye de tanıklık ediyoruz. Kitabın en güçlü yanı, karakterlerini kusursuz insanlar olarak sunmaması. Mercedes'in aldığı kararlar, Curro'nun yaşadığı kırgınlıklar ve hayatlarına giren insanların bıraktığı izler hikâyeyi son derece gerçek kılıyor. Bu nedenle okurken bazen Curro'nun yanında yer alıyor, bazen de Mercedes'in sessizce taşıdığı yükü hissediyorsunuz. Yazar, büyük olaylardan çok duyguların izini sürüyor. Çocukluk anılarının sıcaklığı, yıllar içinde oluşan kırgınlıklar, özlemler ve geç fark edilen gerçekler romanın her sayfasına sinmiş durumda. Özellikle anne-oğul ilişkisi üzerinden anlatılan sevgi ve fedakârlık, hikâyenin duygusal gücünü daha da artırıyor. Nankörler bana, insanların birbirlerini en çok sevdikleri halde bazen en derin yaraları da birbirlerine açabildiklerini hatırlattı. Geçmişe dönüp baktığımızda bazı fedakârlıkları çok geç fark ettiğimizi, bazı teşekkürleri ise söylemek için geç kaldığımızı düşündüren bir roman oldu. Duygusal yönü güçlü, karakter odaklı ve aile ilişkilerini tüm gerçekliğiyle anlatan romanları sevenler için etkileyici ve unutulmayacak bir okuma deneyimi. #ALINTILAR Sağır birinin yaşadığı sessizlik
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202613 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 39. kitabı
Bizi Biz Yapanları, Şehirlerin Gürültüsünde Ne Ara Unuttuk? Bugün size, sayfalarını gözyaşlarıyla kapattığım, kalbimi tam on ikiden vuran çok özel bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Büyük şehirlerin o bitmek bilmeyen keşmekeşinde, plazaların, metroların, koşturmacaların arasında neleri kaybettiğimizi hiç düşündünüz mü? Ben bu kitabı okurken kendimi çok derin bir sorgulamanın içinde buldum. Hikaye bizi 1970’lerin İspanyası’na, taşranın o saf ve duru atmosferine götürüyor. Kitapta küçük bir çocuğun, Curro’nun büyüme yolculuğuna eşlik ediyoruz. Annesi Mercedes, idealist bir öğretmen; okulda, iş güç arasında çocuklarına yetişmeye çalışırken evdeki o büyük boşluğu doldurması için köylü bir kadını, Emérita’yı (namıdiğer Emé’yi) yanlarına alıyor. Emé okuma yazma bilmeyen, sessiz, kendi halinde bir kadın... Ama Curro’nun çocukluk hafızasının mimarı, yaralarını saran, ona dünyanın en saf sevgisini sunan ikinci bir anneye dönüşüyor. İşte can alıcı nokta tam burada başlıyor: Curro büyüdükçe, şehir hayatına karışıp modern dünyanın koşturmacasına kapıldıkça, arkasında bıraktığı köklerini ve kendisini sessizce büyüten bu koca yürekli kadını ne kadar ihmal ettiğini görmeye başlıyoruz. Aslında yazarın anlattığı şey; tamamen bizim, hepimizin hikayesi... Modern hayatın hızına kapılıp giderken, bizi biz yapan o sessiz fedakarlıklara karşı fark etmeden sergilediğimiz o görünmez “nankörlük”. Okurken durup durup kendi geçmişime, çocukluğuma, hayatımdaki “o insanlara” baktım. İçimde bir yerler hem çok acıdı hem de şefkatle sarıldı. Eğer sadece bir hikaye okumak değil; ruhunuza dokunacak, sizi kendinizle yüzleştirecek ve bittiğinde sevdiklerinize daha sıkı sarılmanızı sağlayacak bir başucu kitabı arıyorsanız, “Nankörler” kesinlikle o okuyun.
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202613 okunma

Yazar Hakkında

Pedro SimónYazar · 0 kitap
Pedro Simón, El Mundo gazetesinde çalışan bir gazeteci, Unidad Editorial'da Sosyal Gazetecilik kursunun yöneticisi ve makaleleriyle birçok ödül aldı. Bunların arasında, El Mundo'daki "Atık İspanya"daki bir dizi raporla Basılı Gazetecilik kategorisinde 2015 Ortega y Gasset Ödülü de yer alıyor.