Gönderi

Puan vermedi·160 syf.··
2019 25. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2019 00:00
Bu akşam çok uzun zamandır okumadığım ve anlatımını özlediğimi fark ettiğim bir #zülfülivaneli kitabı olan #huzursuzluk la geldim. Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybiryazarbirkitap etkinliğinde Livaneli olmasaydı, üzülerek söylüyorum ki hala bekliyor olacaktı. Okuyan kadinlar kulubu nü sevmem için bir neden daha :) Okuduktan sonra 'biz ne yapıyoruz' diye sorduğum bir hayata tanık oldum. Arkadaşının ölüm haberiyle doğduğu yere giden İbrahim değil, kanına girilen Hüseyin değil, hatta sebep olarak görülen Meleknaz bile değil, beni yerle bir eden Zilan oldu. Yaşanmışlıklar, onları anlatım şekli, verdiği daha doğrusu veremediği her tepki çöreklendi boğazıma. Kardeşini anlatırken kaç kere kitabı kapatıp bıraktım acaba... Onu okurken hissettiğim o boşluk hissini uzun zamandır hiç bir hikaye yaşatmamıştı bana... Hikaye İstanbul'dan Mardin 'e uzanıyor. Belalılar hep aynı; dil, din, ırk, mezhep farklılıkları. Yapılan işkenceler, ölümler, zulümler... Daha fazla girmeyeceğim konuya. Keyifli okumalarınız daim olsun... "Çarşıda, okulda, kadim Süryani, Müslüman, Yahudi, Mecusi, Zerdüşti, herkesin ahbaplık ettiği, birbirinin kutsal günlerini kutladığı şölen günleri... Ama şimdi iyice içine kapanmış, sertleşmiş, öfkeli bir İslam'ın gölgesi altında kararan bir şehir..." "Bazı acıları ölüm bile unutturamıyor..." "Merhamet zulmün merhemi olamaz..." "Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz... Kendini öldürdüğünü anlamaz, kendi kanının tadından şarhoş olur..."
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma
·
9 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.