Bazı kitaplar kalınlığıyla değil, bıraktığı izle büyüktür. Fareler ve İnsanlar'da adaletsiz bir sistemin içinde hayata tutunmaya çalışan ezilmiş ruhların anatomisini çıkarıyor. Her karakterin kafasının içinde bir cennet hayali var; kimi bir çiftlik, kimi bir parça toprak, kimi sadece dinlenilecek bir köşe istiyor. Ancak hayat, o hayallere giden yolları çoktan kapatmış. Yalnızlığın insanı nasıl çürüttüğünü, dostluğun ise her şeye rağmen insanı nasıl ayakta tuttuğunu o kadar yalın ama sarsıcı anlatıyor ki...