İnsanın yolculuğu ne kadar muhteşem düşününce. Kitabın içerisinde çok hoşuma giden bir benzetme var. İnsan yaşamını bir nehre benzetiyor yazar. Doğduğu yer belli ama akcağı yön her zaman aynı olmayan. Kimi zaman hızlı, kimi yerlerde kıvrılan, bazen içine çöken bazen ise taşan. Bu anlamda bir nehrin yolculuğu bir noktadan diğerine gitmekten öte, kendini tanımakla ilgilidir diyor. Yani nehir aslında kendi yatağını arar. Bu bakış açısı çok hoşuma gitti.
Kitabın içerisinde farklı bölümler ve her bölümün insana dair kavramlarla olan ilişkisini görmek mümkün. Düşünme kısmı ile başlayan kitap aslında tüm yolculuk boyunca gerçekten zihninizi farklı bir güzergâha çevirecektir diye düşünüyorum.
Bölümlerin içerisinde okuyucuya yönelik sorularla birlikte kitap daha da hareketli bir hale geliyor. Bu, özellikle kişinin yaşamın içerisindeki bir çok durum karşısında aslında çok da dikkat etmediği anlar üzerinde düşündürecektir.
İnsan içerisindeki potansiyeli ve yaşamak üzerine olan kısımları ilgiyle okudum. Düşününce hayatımızın ne kadarını gerçekten yaşıyoruz sorusu akıllara geliyor. Belki burada çok daha önemli olan bir şey var ki gerçekten yaşamayı biliyor muyuz? Bu ve bunun gibi bir çok konuyla ilgili bir bakış açısı sunan kitabın okuyucuya oldukça katkısı olduğunu düşünüyorum.