·320 syf.····Okunma: 16 Haziran 2026 01:08 Alice Feeney benim için her zaman “bir sayfa daha” dedirten yazarlardan biri oldu ve Kocamın Karısı da bunun en güçlü örneklerinden biri. Yazarın bugüne kadar okuduğum beş kitabı arasında açık ara en beğendiklerimden biri oldu. Hatta sıralama yapacak olsam ikinci sıraya rahatlıkla yerleştiririm. Çünkü bu kitapta Alice Feeney’in en sevdiğim özelliğini, yani okuru sürekli şüphe içinde bırakma becerisini sonuna kadar hissettim.
Yazarın kalemine, diline ve olayları aktarma biçimine zaten hayranım. Özellikle bölümlerin farklı karakterlerin gözünden anlatılması hikâyeye büyük bir dinamizm katıyor. Her yeni bölümde olaylara başka bir açıdan bakmak, karakterlerin düşüncelerine ve sırlarına ortak olmak okuma deneyimini çok daha keyifli hâle getiriyor. Bu yüzden kitap boyunca elimden bırakmakta oldukça zorlandım.
Kitabın en güçlü yanı ise hiç şüphesiz kurgusu. Bir noktada “tamam, artık suçlunun kim olduğunu çözdüm” dediğim anda yazar beni başka bir yöne çekti. Sonra tekrar emin oldum, tekrar yanıldım. Özellikle kitabın ikinci yarısından itibaren neredeyse her bölümde “yok artık!” dediğimi hatırlıyorum. Her şey yerine oturmuş gibi görünürken ortaya çıkan yeni detaylar, karakterler hakkında öğrendiğimiz gerçekler ve sürekli değişen dengeler sayesinde son sayfaya kadar merak duygusu hiç azalmadı. Hatta kitabın sonuna geldiğimde bile artık her şey açıklığa kavuştu derken Alice Feeney yine son bir hamle yaparak beni şaşırtmayı başardı. Uzun zamandır bu kadar başarılı kurulmuş ve son ana kadar heyecanını koruyan bir psikolojik gerilim okumamıştım.
Karakterler de hikâyenin güçlü taraflarından biriydi. Hiçbir karakter tamamen güvenilir görünmüyor ve bu durum kitabın atmosferini daha da etkileyici hâle getiriyor. Kime inanacağınızı bilemiyorsunuz. Herkesin sakladığı bir şey var ve yazar bunu çok başarılı bir şekilde hissettiriyor. Bu da kitabı yalnızca bir gizem romanı olmaktan çıkarıp psikolojik yönü güçlü bir hikâyeye dönüştürüyor.
Ancak çok sevdiğim bu kitapta yazarla ilgili küçük bir eleştirim de var. Alice Feeney’in beş kitabını okuduktan sonra fark ettiğim bir tekrar mevcut. Neredeyse bütün kitaplarında olayların merkezinde uzun zamandır gidilmeyen bir ev, bir kasaba ya da geçmişle bağlantılı izole bir mekân bulunuyor. İlk okuduğum kitaplarda bu atmosfer oldukça etkileyici ve gizemli gelmişti. Fakat kitap sayısı arttıkça ister istemez okur olarak “yine mi?” diye düşünmeye başladım. Elbette her hikâyenin konusu farklı ve yazar bu mekânları başarılı şekilde kullanıyor, ancak artık farklı bir çevrede geçen bir Alice Feeney hikâyesi okumayı da çok isterim. Çünkü güçlü kurgularını ve ters köşelerini başka atmosferlerde de aynı başarıyla kurabileceğine inanıyorum.
Bu küçük eleştirinin dışında kitapla ilgili olumsuz söyleyebileceğim neredeyse hiçbir şey yok. Alice Feeney yine zekice kurgulanmış, sürükleyici, merak duygusunu sürekli canlı tutan ve son sayfaya kadar okurunu şaşırtmayı başaran bir hikâye sunmuş. Eğer psikolojik gerilim türünü seviyorsanız ve okurken sürekli teoriler üretip her bölümde fikrinizi değiştirmeyi seviyorsanız, Kocamın Karısı kesinlikle şans verilmesi gereken bir kitap. Benim için ters köşelerin, şaşkınlığın ve merakın hiç bitmediği, keyifle okuduğum çok başarılı bir Alice Feeney romanı oldu.