Okurken hem gülümsedim hem de içim bir garip oldu. Kevin Wilson’ın anlatımı çok samimi; sanki bir arkadaşım bana başından geçen tuhaf ama bir o kadar da gerçek hissettiren bir hikâyeyi anlatıyormuş gibi. Gençlik romanı deniyor ama bence yetişkinliğe geçiş sancılarını da çok iyi yakalıyor.
Ana karakterin hayatla kurduğu mesafeli, biraz umursamaz ama aslında kırılgan tavrı bana oldukça gerçekçi geldi. Özellikle “bir yere ait olamama” hissi kitap boyunca çok net. Ergenliğin o karmaşık ruh hali, saçma kararlar ve sonradan gelen pişmanlıklar iyi yansıtılmış.
Ancak hikâye ilerledikçe bazı olaylar bana biraz havada kalmış gibi geldi. Başta merak uyandıran gizem unsuru sonlara doğru beklediğim kadar güçlü bir etki yaratmadı. Tempo yer yer düşüyor ve bazı sahneler gereğinden fazla uzatılmış hissi veriyor.
Yine de dili akıcı, diyalogları doğal ve karakterleri sıcak. Büyük bir aksiyon ya da çarpıcı bir final beklemeden, daha çok karakterlerin iç dünyasına odaklanan bir gençlik romanı okumak isteyenler için uygun. Benim için keyifli ama “unutulmaz” diyemeyeceğim bir kitaptı.