Puan vermedi·382 syf.····Okunma: 16 Haziran 2026 10:52 Yazar Başkahramanı Hayri İrdal ile girdiği yaşam macerasında trajikomik bir bürokrasi eleştirisi ile karşımızda. Komedi den hayatın gerçek yüzünü öyle bir dille anlatıyor ki bireyden ileriye geçerek çok daha büyük bir memleket ve insan sülietleri ile karşımıza çıkan yazar bunu tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Bireyden topluma geçişin resmini zaman çarkında insanın değişimlerini inanışlarını modernizmini ve cahilliğini bize çiziyor. Yazarın dilinde "zaman" kavramı her zaman merkezdedir. Romanda saatler sadece zamanı gösteren araçlar değildir; canlı birer varlık, insanın karakterini yansıtan birer aynadır. Bu zaman kavramında doğu ile batıyı, insanı insan ile ve insanı cahillikle karşı karşıya getiriyor. İnsanı noktaya alarak batılılaşma ile bireyin trajikomik absürtlüğünü doğu batı arasında sıkışmışlığını kendi dünyasında harika bir dille aktarıyor. Okurken zorlandım ama severek okudum bazen dönüp anlamak için tekrardan okuduğum yerleri oldu. Tanpınar dünyası gerçekten zaman kavramının kaybolduğu okuyucunun labirente girdiği yer. Okuyacaklara keyifli okumalar. Kesinlikle şans vermeniz gerekiyor diye düşünüyorum çok şeyler yazmamak için kısa tutuyorum dipnottur. En sevdiğim sözler arasında yerini aldı onunla cümlelerimi bitireyim. "Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır... Bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!