"Yardım etmez üzere uzandığımız her el, kendi elimizdir."
Nurullah Genç’in kaleminden dökülen "Yollar Dönüşe Gider", sadece bir roman değil; bir ruhun, bir neslin ve bir vatanın en zorlu imtihanlardan geçerek kendini yeniden bulma hikâyesidir. Kendi okuma serüvenimden yola çıkarak, bu eserin bendeki yankılarını ve kalbime dokunan o derin izleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
"İyilikle Kötülük Bir Olmaz": Gönül Fethetmenin Kimyası:
Kitabın derinliklerine indiğinizde, "İyilikle kötülük bir olmaz" düsturunun karakterlerin ruhuna nasıl işlediğini görüyorsunuz. Başkahramanımız Bekir, henüz on sekizinde bir civan olmasına rağmen, birinin burnu kanasa yardıma koşan, darda kalana yüreği burkulan bir merhamet abidesidir. Kitapta da vurgulandığı gibi, kötülüğü en güzel şekilde önlemek, düşmanı candan bir dosta dönüştürebilir. Bekir’in hikâyesi, bize uzattığımız her elin aslında kendi elimiz olduğunu ve iyiliğin, en karanlık savaş meydanlarında bile bir kandil gibi parlayabileceğini hatırlatıyor.
"Zorlukla Beraber Gelen Kolaylık": İnşirahın Gölgesinde Bir Direniş
Erzurum’un mütevazı ama huzurlu köyü Pinaduz’da başlayan bu destan, Rus işgali ve esaretin soğuk nefesiyle bir kâbusa dönüşür. Ancak bu eserin ruhu, tam da o meşhur ayetin tesellisiyle yoğrulmuştur: "Elbette zorlukla beraber şüphesiz bir kolaylık vardır". Bekir, Rusların esaretinde açlığı, işkenceyi ve ölümü iliklerine kadar hissederken, imanı onun en büyük sığınağı olur. Bu kitap, en ağır travmaların içinde bile Allah’a sığınmanın, o "zorluğun içindeki gizli kapıyı" nasıl araladığını muazzam bir duygu seliyle anlatıyor.
Bir "Dönüş" Destanı: Hasretin ve İmanın Zaferi
Nurullah Genç’in dedesinin gerçek yaşam öyküsünden esinlenerek yazdığı bu eser, imkânsız bir aşkın ve bitmek bilmeyen bir "dönüş" umudunun hikâyesidir. Bekir’in gönlünde taşıdığı o dönüş arzusu, sadece bir coğrafyaya değil, kendi özüne ve değerlerine dönme isteğidir. Pinaduz köyünün çiçekleriyle konuşan, tabiata aşık o yağız delikanlının, Sibirya’nın ayazında bile ruhundaki baharı nasıl koruduğuna tanıklık etmek sarsıcı bir deneyim.
Bu kitabı okurken;
Pinaduz’un o yanık sesli çobanlarının, buz gibi göze sularının ve "bahar mutluluktur" diyen ezgisinin içine çekileceksiniz.
Ali Bey’in tevekkül dolu bakışlarında ve Gülsüm Ana’nın şefkatli "kuzum" deyişinde kendi köklerinizi bulacaksınız.
Savaşın, sürgünün ve esaretin en korkunç hallerine rağmen bir insanın karakterinden ve inancından ödün vermeden nasıl ayakta kaldığını göreceksiniz.
"Yollar Dönüşe Gider", sadece bir tarih anlatısı değil; hüzünlü bir rüyanın hayra yorulma çabasıdır. Eğer siz de ruhunuzda bir daralma hissediyor ve o genişliğe, o kalbi ferahlığa ihtiyaç duyuyorsanız; Bekir’in yolculuğuna eşlik edin. Çünkü bu yollar, sonunda hepimizin özlediği o asıl "dönüşe" çıkıyor.
Yollar Dönüşe GiderNurullah Genç