Samed Behrengi’nin o derin, sorgulayıcı ve cesur kalemiyle, gölün o dar ve güvenli sularından çıkıp açık denizlerin gizemine ve özgürlüğüne doğru yola çıkan o küçük ama dev yürekli balığın hikayesini büyük bir hayranlıkla okudum. Yazar; sadece bir çocuk masalı gibi görünen bu anlatının altında, kalıpları yıkmayı, dayatılan sınırları aşmayı, merak etmeyi ve özgürlük uğruna her türlü tehlikeyi göze alabilmeyi muazzam bir alt metinle işlemiş. Karşısına çıkan tüm engellere ve "yaşayıp gidiyoruz işte, ne gerek var" diyenlere inat kendi yolunu çizen Küçük Kara Balık, hayatı sadece tüketmek değil, ona bir anlam katmak isteyen herkesin ruhuna dokunan, zamansız ve çok güçlü bir devrimsel başyapıttı.