Puan vermedi·218 syf.··
2026 68. kitabı
Bir insan öldükten binlerce yıl sonra geriye ne kalır? Birkaç kemik, birkaç eşya ve hakkında yürütülen tahminler mi? Bu kitap boyunca aklım sık sık bu soruya gitti. Çünkü bir yanda bir mezarın peşine düşen arkeologlar vardı, diğer yanda ise o mezarın içindeki kişinin hikayesi. Çatalhöyük’te bulunan gizemli bir mezardan yola çıkan kitap, bizi Biblu’nun yaşadığı dünyaya götürüyor. Yanağındaki leke yüzünden daha doğduğu gün hakkında karar verilmiş bir çocuğun hayatını okuyoruz. Biblu’yu okurken içim rahat etmedi. Köyde yaşanan her kötü olaydan sonra dönüp aynı kişiye bakmaları sinirimi bozdu. Üstelik bunu yapanlar yabancılar da değil. Birlikte yaşadığı insanlar. Bazen Biblu’nun yerinde olsam çekip giderdim dedim, bazen de neden gidemediğini anladım. Duga’nın olduğu sayfalarda içimdeki sıkıntı biraz hafifliyordu. Biblu’nun çevresindeki birçok insan onun adına konuşurken Duga dinliyordu. Salmu da öyleydi. Biblu’nun yanında duran insan sayısı çok değildi ama onların olduğu bölümlerde nefes almak kolaylaşıyordu. Kitap boyunca dönüp dolaşıp aynı soruya geldim. İnsanlar birinin kim olduğuna gerçekten kendileri mi karar veriyor, yoksa yıllarca duydukları şeylere mi dönüşüyorlar? Biblu’nun yaşadıkları yüzünden bunu aklımdan çıkaramadım. Arkeologların aradığı kişiyle benim peşine düştüğüm kişi aynı değildi galiba.
Sonsuz Suyun KıyısındaIşıl Işık · Sayda Yayıncılık · 202610 okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.