Murakami okumayı düşünüyorsanız sövgüme bi bakabilirsiniz .d
4/10
·352 syf.··
2026 4. kitabı
Hani Avrupa'nın en prestijli sanat galerilerinden birinde sergilenen bi muz tuvali vardır ya, Murakami de günümüz edebiyat dünyasında o muz portresini temsil eden kişidir diye düşünüyorum. Yani insan bir kitabını okur ve bu lafı derse belki önyargı, belki de anlayışsızlık diye yorumlanabilir, buna okeyim. Ama aynı yazarın diğer kitaplarını okuduktan sonra da da aynı şeyi derse burada cidden düşünülmesi gereken bir şey vardır. Ben şahsen Murakami'nin günümüz çarpık sanat ve edebiyat anlayışının bir ürünü olduğunu ve o "ne yaptığını çok iyi bilen yazar!" sloganının altında sadece fos bir eziğin bulunduğunu düşünüyorum. Murakami resmen amerikan "üstkimliği" psikolojisinin altına kendini yatırmış, komple cinsel komplekslerden ibaret, ezik bir temcit pilavcısı. Metinlerinde hep aynı konular ve kelimelerin altında da aynı zihniyet var: cinsellik, etik dışılık ve kompleks. Peki diyelim, belki bu aykırılıkları zekice birbirine bağlamıştır, bu kadar ünlü ve emin olunan bir yazar olduğuna göre bunları ustaca bir bağlamla sunuyordur diyorsunuz, "o seks ama aslında seks değil, rüya ama rüya değil, tecavüz ama tecavüz değil işte" lafları ve anlatılarının herhalde beklenmedik, alışılmışı bozan ve mutlaka mantıklı bir sebep sonuç ilişkisi vardır diyorsunuz, sayfalarca safi bu konular üzerinden dönen mevzuları okuyor duruyorsunuz ve sadece okuyorsunuz işte; Yazar meğerse safi yazıp geçiyormuş. Hadi onu da sktir ettik diyelim, belki bize başka bir bağlam sunar diyorsunuz, yok. yazar onu da vermiyor .d sadece şu var "her şey inanılmaz kavramsal, bak ara sıra çoh ilginç karakterlerle sizin iştahınızı da açıyorum, ara sıra yunan tragedyasına dokunduruyorum (buna da takmış) filan..." Ya bu arada o ilginç karakterleri okurken bir noktadan sonra "Yazar harbiden yazmalık bazı tecrübeler edinmiş, bunları kullanmak istemiş ama bunu yapacak becerisi de olmadığı için öylece ekmek küreğiyle sunar gibi koyup geçmiş." demeye başladım. Adamın kitaplarında yeni bir deneyim diyebileceğim o tek güzel şeyler de yazma becerisinden yoksun olması sebebiyle bk oluyor yani (kendisi ve birçok eleştirmen kelimeleri çok iyi kullandığını düşünüyor ama ben böyle bir şeyi kabullenirsem Oscar Wilde gibi yazarlara ne diyeceğiz o zaman diyip reddediyorum). Bu yazarın kalemine ve hayal dünyasına mağruz kalırken hep o tuvale bantlanmış muz eserini izliyormuş gibi hissettim kendimi; Kitaplarında aksiyon olarak sadece cinsellik var, ve bu cinselliği aksiyonlaştıran tek şey de hep çarpık ilişkiler ve etik dışı kararlar. Dediğim gibi, ara sıra ilginç karakterler görüyorsunuz ve biraz iştahlanıp, hadi bakalım belki ben fazla şüpheciyim diyorsunuz ve odaklanıyorsunuz, ama bak Allah'ın işine, o zaman da o kaliteli karakterlerin havada kaldığını ya da başrolün zevklerine hizmet etmeye başladığını görüyorsunuz. Ve bu sorunları bir tarz, bir esere özgü durumlar olarak bulmayı bile kabul edebilecekken aynılarını yazarın diğer kitaplarında da tekrar tekrar buluyorsunuz. Bunlar yan mevzu olsa yine dert etmem ama genel olarak mevzular hep bunlar. Her kitapta daima etik dışı unsurlar var ve bunlar çoğunlukla da cinsel konular ama yazardan bağlam beklediğiniz zaman da karşınıza çıkan tek şey laf altından Yunan Tragedyası örnekleri, kavramsallık, matrix usulü gerçeği sorgulamalar filan, ha hiçbiri gerçek değil ama zevk almaya geldimi de o fırsat başrol tarafından asla kaçırılmıyor, bak Allah'ın işine ×2 .d. Ve her seferinde de şöyle göz dağı cümleler: "Bu seks ama seks değil, bak şimdi Yunan Tragedyası'nda azizim..." Ya düpedüz, bu adam kendini mİsTirİyIs sanan dalyarağın teki. Ve okuduklarımdan anladığım kadarıyla da cinselliği sadece erkeğin zevkinden ibaret gören, kadını sadece erkeğin duygusal ve cinsel tatmini için yaşayan bir aparat olarak sanan o zihniyetinin "ımerikınlaşma" arzusuna rağmen dümdüz bir japon geleneksel kafasına sahip olmasından kaynaklı olduğunu bilmiyor, bu dümdüz gelenekselci kafayapısını kendi fantezisi filan sanıyor. Kendini bayağı modern, çağ ötesi biri olarak konumlandırma çabasında olan birinden böyle köküne kadar japon gelenekselci zihniyeti görmek bağırtıyor yani; hem ımerikanım, çok modernim, hem de işime geldiği zaman gelenekselciyim, bak Allahın işine. Yazdığı sahnelerden sonuç çıkararak bunu söylemiyorum, resmen yazarın o kıt zihniyeti alttan bağırıyor. Ha diyelim bunları görmezden geldik, hikayede başka şeyler yok mu canım onlara odaklanalım diyorsun. Ama hikayeye ne zaman bir kadın girse öff bunla da sevişcek şimdi diyorsun resmen. Daha ne olsun? Ama sorsan über yaptığının farkında bir yazar. Bu dediklerim İmkansızın Şarkısı'nın özetinden bağımsız, yazarın her metninde gördüğüm kaba niyetine yönelik bir tepkidir, okumak isteyen yine buyrup okusun elbet, ama kitap hakkında diyebileceğim tek şey fiyatıyla adam skmekten başka bir özelliği olmadığıdır. Aynı şeyler, libidolu temcit pilavları. Ben Murakami'ye doydum. Daha da kitabını almam. Bitirdikten sonra bir ekleme: Bitirene kadar zor dayandım. Bi daha ekşi sözlükten kitap tavsiyesi alırsam lahana olayım, safi ezik-cinsel kompleksli bir erkeğin fantezilerini kusmak için ondan bundan psikolojik ögeler serpişitirilmiş bir kitap bu. Abartmıyorum ve bundan eminim, bildiğin erkek fantezisi bu; azıcık muhabbet ettiği her kadınla seks yapma isteğinin bu kitapta gerçekleşebildiği bir evren o kadar. Üst tabakada bazı ilginç hikayeler var, evet, sarsıcı ve gayet gerçekçiler ama zemin komple yazarın cinsel saplantılarıyla kaplı, okurken sürekli yazarın o berbat arzularını böyle uzakta bi ter kokusuymuş gibi hissedip yüzümü buruşturdum resmen. Daha önce ağır bi Murakami eleştirisi yapmıştım, bu adam safi cinsel saplantıları olan, zayıflıklarını fantezi ve yunan mitleriyle belli bir estetiğe ulaştırmaya çalışan bir ezik demiştim ama bir kere daha bunu belirtme ihtiyacı hissediyorum. Çünkü bu adamın yazmasının altındaki bütün motivasyon neredeyse hep bu: KOLAY YOLDAN SEKSE ULAŞMAK! Harbiden ben Murakami'ye doydum, 19Q4'e bi merağım vardı uzun zamandır ve elimin altında hazır bulunan kitapları bi bitireyim de yazarın diline alışmış şekilde en uzun soluklu olana başlarım, yazarı da tanımış olurum diyordum ama sayesinde uzun bir süre japon edebiyatına geri dönemeyeceğim. Harbiden soğuttu amk evladı.
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201514bin okunma
·
53 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.