Şeker Portakalı'nın o hayalperest küçük Zeze'sinin büyüyüp hayatın sert, köşeli gerçekleriyle tokat gibi çarpışmasını izlemek içimi acıttı. Çocukluktaki o naif sihrin yerini alan gençlik melankolisi ve sistemle uyuşamayan asi ruh hali, büyümenin aslında ne kadar hüzünlü bir vedalaşma süreci olduğunu yüzümüze vuruyor.